Littlefinger

Littlefinger
@Littlefinger
Yirminci asırdayız. Başlar önde, gözler alabildiğine açık. Yanan şehirlerin kızıltısı, çiğnenmiş ekinler ve bitmez tükenmez ayak sesleri: gidiliyor. Ve katlediliyor... kadınlar ve çocuklar ağaçlardan ve danalardan daha rahat daha kolay daha çok. Bu ayak sesleri, bu katliâmda hürriyetimi ve ekmeğimi kaybettiğim oldu. Fakat hiç bir zaman açlığın, karanlığın ve çığlıkların içinden güneşli elleriyle kapımızı çalan gelecek günlere emniyetimi kaybetmedim. Ve bundandır ki ben hücremde her sabah yaklaşan bir müjdenin davetiyle uyanıyorum.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Asırlar ezber kılıp birbirine devredecektir."
Hiçbir şey dindirmez iç sıkıntımı, memleketimin şarkıları ve tütünü kadar. Memleketim Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve otuz Ağustos, kurşun kubbeler, fabrika bacaları benim o kendinden bile gizleyerek sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir. Memleketim.
Kız karalar giyinmiş, düşünüyor, dünya ne kadar küçük ve yürek ne kadar geniş. Karalar giyinmiş. Düşünüyor iç çekişler, çığlıklar nasıl da yitiyor rüzgârda. Karalar giyinmiş. Açık kalmış balkonundan şafak vakti, gökler dolmuş içeri. Ay! Ay ay ay ay! Giyinmiş, karalar giyinmiş!
Sokak Ortasında Kalmış Ölü (Şaşırma)
Sokak ortasında kalmış ölü, göğsüne hançer saplı, kimseler onu tanımıyor. Sokak feneri nasıl da titriyor, anacağım! Sokak feneri nasıl da titriyor! Şafak söktü; bu pırıl pırıl havada, kimsecikler belirmedi, açık kalmış gözlerinde. Ölü be, ölü kalmış sokakta, üstelik göğsüne hançer saplı, üstelik kimseler onu tanımıyor.