"...
Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.
Dinledikçe susması, düşündükçe susması..
Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası."
Budalalık bitimsiz bir labirent,
Dolaşık kökler yollarını şaşırtır,
Kaç kişi düştü oraya!
Takılıp ölünün kemiklerine tökezlerler bütün gece
Ve bilmediklerini hissederler nedir bu, ama önemserler,
Ve diğerlerini de götürmek isterler,
Götürülmeleri gerektiğinde.
" Biz ise ilerler gibiydik el yordamıyla,
Bataklığın o kirli karanlığında:
Dilimiz varmadı ne dua etmeye,
Ne de cefamızı hafifletmeye:
İçimizden bir parça kopmuştu,
Ve o kopan şeyin adı Umut’tu. "