Korku onu hep etkiliyor, gerçeğin baskısının altında kalacağından, hürmetle elinde tuttuğu sessizliğin o kristal kabını parçalayacağından çekiniyordu. Başı hep önünde ve çekingen, sanki bir bulutun içindeymiş gibi, bu dünyanın gürültüsünde ve edebiyatında yürüyüp gidiyordu. Sessiz, çevresini rahatsız etmeyen bir bulut... Sonsuzluğun kızıla bürünmüş yankısı gibi ayrıldı aramızdan.