Suçun ve cezanın bir insanın zihninde nasıl birlikte yaşayabildiğini Suç ve Ceza romanında Raskolnikov üzerinden öylesine güçlü görüyoruz ki, bazen işlediği en ağır suça rağmen onun masum olduğuna inanasım geliyor.
Ortada iki insanın hayatına mal olan korkunç bir suç var.
Fakat bu suçun arkasında, Raskolnikov’un zihninde kopan fırtına onun nasıl bir acı çektiğini de gözler önüne seriyor.
Kaba bir tabirle söylemek gerekirse, sanki merhametli bir katili izliyoruz.
Peki…
Hepimiz birer Rodya olabilir miyiz?
Hayatın içinden geçerken merhamet maskesi takmış iyi katiller miyiz?
Yoksa katil olmak zorunda kalan merhametli insanlar mı?
Raskolnikov çok acı çekti.
Hâlâ çekiyor.
Ve belki de ömrünün sonuna kadar çekmeye devam edecek.
O, insan zihninin kapısını araladığımızda nelerle karşılaşabileceğimizi gösteren tuhaf bir karakter:
hasta, uysal, eskimiş şapkalı…
ve divanındaki yastığın altında kanlı çoraplarını saklayan bir şansölye gibi.
Belki de Dostoyevski bize tek bir şey soruyordu:
İnsan gerçekten suç işlediği için mi cezalandırılır,
yoksa vicdanı onu zaten çoktan cezalandırmış mıdır?
Beliz Gonca Kantekin
#satırarası
#kitap yorumu
#eleştiriyazısı