Gülçin kuzu, bir alıntı ekledi.
6 dk. · Kitabı okudu · 9/10 puan

“Kafatasını benim yumruklarımın parçalaması tehlikesi var. Tanrı şahidim olsun Bay Linton, yere serilmeye değmez bir insan olmanıza gerçekten çok üzüldüm.”

Uğultulu Tepeler, Emily BronteUğultulu Tepeler, Emily Bronte
Mecit Yıldız, Babaya Mektup'u inceledi.
 37 dk. · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

"Çocukluğumda bana söylediklerin adeta Tanrı buyruğuydu, bunları asla unutmazdım, benim için dünyayı değerlendirmemde elimdeki en önemli araçtı."

Kafka'nın kendine yabancılaşmasını, dört kez nişanlanıp evlenememesini ve yazdıklarını hangi temele dayandırdığını anlamak için kesinlikle okunması gereken bir eser.

***NOT*** Biliyorsunuz ki Oğuz Atay'ın da tıpkı Kafka gibi babası için yazdığı "Babama Mektup" adlı bir eseri vardır. Ülkemizde özellikle son dönemlerde yaygınlaşmaya başlayan karşılaştırmalı edebiyat biliminden yararlanmak suretiyle bu iki eserin benzerlik ve farklılıkları Öğretim Görevlisi Dr. Yaşar ŞİMŞEK tarafından "Babaların Okuyamadığı Mektuplar:
Franz Kafka ve Oğuz Atay’da Baba İmgesi Üzerine Bir Karşılaştırma" başlığı adı altında ele alınmıştır.

Ulaşmak isteyenler için:
http://tudeas.beun.edu.tr/...as-Bildiri-Kitap.pdf (s.141-153)

Benim Kitaplığım, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

Benim gözümde dünyadaki herşeyin, her düşüncenin nasıl üstündesiniz, anlatamam! Benim gözümdeki yerinizi kimse bilemez, bilse bilse Tanrı bilir, yalnızca!

Çılgın Kalabalıktan Uzak, Thomas Hardy (Sayfa 160)Çılgın Kalabalıktan Uzak, Thomas Hardy (Sayfa 160)
Berkay Değirmenci, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

-Taştan yapılmış eski tanrılarınızdan cevap alabiliyor musunuz?
Honoria,Suptar'a doğru dönüp tatlı tatlı gülümsedi ve "Ya siz? Siz göklerin tanrısından bir cevap alıyor musunuz?" diye sordu.
-Sonsuz gökyüzünün sahibi Gök Tanrı ile aramızdaki ilişkiyi Kam adını verdiğimiz kutsal insanlar sağlarlar.Kamlar,Yada Taşı ile yağmur yağdırırlar,hastaları sağaltır,iyi ve kötü haberleri yıldızlara bakarak haber verirler.Sizin kliseleriniz ise altın ve gümüş kap kacak ile dolu.Kamlar sizin din adamlarınız gibi dünya malına önem vermezler.

Atilla'nın Kalkanı, Hasan Erdem (Sayfa 115 - Ötüken)Atilla'nın Kalkanı, Hasan Erdem (Sayfa 115 - Ötüken)
Salak Oğlan, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

Çocukluğumuzun beyin yakan bilmecesi :)
Aklında bir sayı tut, iki ile çarp, dört ekle, ikiye böl, düşündüğün sayıyı çıkar; sonuç iki.

Tanrı Kent, Paulo Lins (Sayfa 99 - Kahve Yayınları - 1. Basım, Mayıs 2014, Çeviri: Zeynep Biçer)Tanrı Kent, Paulo Lins (Sayfa 99 - Kahve Yayınları - 1. Basım, Mayıs 2014, Çeviri: Zeynep Biçer)
Aman Adımız Çıkmasın, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Tam gün köle, yarım gün
Tam uykuya dalmak üzereyken herifin biri arıyordu... Çenesinin altına bir tüfek dayalı olduğunu söylüyor ve tetiği çekmemesi için ona tek bir iyi neden göstermemi istiyordu.
...
Durma, diyorum. Uyukluyorum burada. Saat sabahın üçü ve yarın işe gideceğim. Tekrar uyumadan önce acele et, diyorum, çek tetiği.
...
Zamanımın büyük kısmını evlere temizlik hizmeti veren bir şirket için çalışarak geçiriyorum. Tam gün köle. Yarım gün tanrı.

Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 303 - Ayrıntı y.)Gösteri Peygamberi, Chuck Palahniuk (Sayfa 303 - Ayrıntı y.)
veysi toprak, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tespih, post seccade güzel;
Ama Tanrı kanar mı bunlara?

Rubailer, Ömer HayyamRubailer, Ömer Hayyam
Cemre Kara, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tanrı birini cezalandırmak istediğinde önce aklını karıştırırmış derler...

Budala, DostoyevskiBudala, Dostoyevski
Elif ÇALIŞKANOĞ, bir alıntı ekledi.
 3 saat önce

Ne zaman son bulacak bütün bunlar, sefaletimi sürüklediğim sokaklar, soğuktan titreyerek büzülüp kaldığım, gecenin ellerini sırtımdaki paçavraların altında hissettiğim o merdivenler? Ne olurdu Tanrı bir kerecik çıkıp gelse, beni evine götürse, sıcaklık, sevgi verse... Bazen bunu düşündüğümde, sadece düşünebilmek bile sevinçten ağlatır beni... Ne var ki rüzgâr sokaklarda kol geziyor, yapraklar kaldırımlara dökülüyor... Gözlerimi kaldırdığımda yıldızları görürüm, hiçbir anlamı olmayan yıldızları... Ve tüm bunların ortasında bir ben kalırım, hiçbir Sevgi’nin evlat edinmediği, hiçbir Dostluk’un oyunlarına almadığı, yüzüstü bırakılmış, zavallı bir çocuk.

Öyle üşüyorum ki. Yalnızlıktan çok yoruldum, çok bitkinim. Ey rüzgâr, gidip Anne’mi bul. Gece vakti beni, bilmediğim o eve götür... Ey Sessizlik, sütannemi, beşiğimi, tatlı tatlı uyutan o ninniyi geri ver bana.

Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 133-134 - Can Sanat Yayınları - 18. Basım: Mart 2017 - Çeviri: Saadet Özen)Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 133-134 - Can Sanat Yayınları - 18. Basım: Mart 2017 - Çeviri: Saadet Özen)
Eda, bir alıntı ekledi.
 3 saat önce

Benim dünyada tattığım en büyük lezzet, hayat değil, insanlık!
Sen yakasına yapıştığın her insanı korkak mı sanıyorsun? Yoksa ölümsüz olduğun için korkusuzluğun yalnızca sana mı mahsus olduğunu düşünüyorsun? Benim dünyada tattığım en büyük lezzet, hayat değil, insanlık! Her zaman olduğu gibi şimdi de, yaşıyor olmanın değil, insan olmanın zevkini çıkarıyorum. Anlattığım her hikâye için bana bir saat süre verdiğin için sana müteşekkirim. Fakat şunu iyi bil: Ben bu süreyi yaşamak yerine, hikâye anlatmak için kullanıyorum." İhtiyarın sözlerini sonuna kadar dinledikten sonra, Ölüm şunları söyledi: Hayatını değil, insanlığını isteseydim elbette korkardın. Ancak bu güzel hediye sana sonsuza kadar verildi. Onu senden geri almam mümkün görünmüyor. Bu bakımdan sen de benim gibi ölümsüzsün. Fakat birçok kişi için, insan olmanın zevkini ve keyfini çıkarmak değil, hayatı sürdürmek ve korumak daha önemli görünüyor. Ne pahasına olursa olsun yaşamaya çalışmakla, doğrusu çok büyük bir mutluluğu kaçırıyorlar. Acı Ve ölüm korkuları onları yönetiyor. İşin kötüsü, bu korkuya Tanrı diyorlar. Oysa dünyayı korkuyla değil, bir insanın gözleriyle görselerdi, Tanrı'yı görmüş olurlardı. Neyse! Korku bahsini de böylece kapattık.

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar (undefined)Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar (undefined)