Ama kendini bulmak için de başkalarına benzemeye çalışma sakın. Her şeyin başka bir şeye dönüştüğü bu uğursuz dünyada kendin olarak kalabilmektir asıl mesele.
Bazen bir kuyunun dibine çöken derin bir sessizliği karıştırırken, bazen içimin en ücra köşesinden dörtnala gelip zihnimi istila eden başkalarının seslerini bastırmak için var gücümle susarken buluyorum kendimi. Hatta öyle zaman oluyor ki, başkalarına ait olduğundan emin olduğum seslere direnmek için sessizliğe dönüşüyorum.
"Zamanla hayat aynı yönde akmıyor, aksine birbirlerinin üstünden geçiyorlar. Zamanı durdurmanın bir yolu yok, ne zaman buna yeltensem şimdinin duvarlarına çarpıyorum."
Doğu nazarında her eşyanın bir ruhu olduğu savını büyük bir kibirle reddeden Batı, bununla kalmayıp Doğu'nun özdeğini teşkil eden manayı batıl ve gülünç buldu. Allah'ın varlığını kalbinden saç diplerine kadar hisseden Doğulu bir benliğin tam aksine kendini Allah ile bir gören, maddeye tapınan güçlü insan modelini ortaya çıkardı Batı ve mana ihtiva eden her şeyi bir safsata olarak niteleyip, kenara ittikten sonra sözde yarattığı bilimin kalpsizliğine verdi kendini. Her şeyi maddeye hapsetti.
Şarkıyı değil, o şarkıyı ilk dinlediğin Zaman ki kendini özlüyorsun. O zamana dokunamadığını anlayınca da şarkıyı bir daha dinliyorsun. Geçmiş zamanın şimdiki zamanın işleyişine burnunu sokmaktan vazgeçmemesi de diyebiliriz buna.