#206694328#202721212#204499584
“Ormanda yol ikiye ayrıldı ve ben daha az kullanılmış olanını seçtim. Bu hayatımdaki tüm farkı yarattı.”
-Dead Poets Society (1989)
Popülerdi ve büyük bir yıldızdı.
Popülerlik sınırının diğer tarafında olmanın nasıl bir his olduğu hakkında en ufak bir fikri yoktu.
Benim bulunduğum tarafta.
“Herkes tarafından nefret edilmediğim bir zaman dilimi hatırlamıyorum.”
“Ne?” dedi tereddütle. Sesi dehşete düşmüş gibi çıkıyordu. “Hayır! Shannon, böyle düşünmemelisin…”
“Gerçek bu, Johnny,” diyerek hızlıca duruma açıklık getirdim. “Ben sevilecek biri değilim. Bu bir gerçek. Kısa ve öz.”
“Bu saçmalık,” diye homurdandı Johnny. “Sen sevilmeyecek biri değilsin.”
“Saçmalık değil,” diye karşı çıktım. “Sevilmeyecek biriyim.”
“Ben seni seviyorum,” dedi hiç tereddüt etmeden.(…)
“Bu da beni seven çok az kişiden biri olmanı sağlıyor,” diye titrek bir nefes verdim. “Küçükken benden nefret ederlerdi, Johnny! Cidden nefret ederlerdi. Kimse benimle oynamak istemezdi. Kimse beni Beden Eğitimi’nde takımına almak ya da sınıfta benimle birlikte oturmak istemezdi ve diğer çocukların doğum günü partilerine asla davet edilmezdim. Sürekli bana sataşırlardı. Saçım yüzünden. Vücudum yüzünden. Kıyafetlerim yüzünden. Nefes almam (yüzünden). Ne yaptığım ya da diğer çocuklarla iyi geçinmek için ne kadar uğraştığım hiçbir fark yaratmıyordu, bende her zaman bir kusur bulurlardı.” (..) “Hayatım boyunca sadece iki arkadaşım oldu. Hepsi bu kadar.”
Saatler sonrasında hâlâ onu düşünüyor, merak ediyor ve kaçınılmaz olarak onun için endişeleniyor olmam önemliydi.
Daha önce kimse benim için önemli değilken onun önemli olması önemliydi.