Loki

Loki
#206694328 #202721212 #204499584 “Ormanda yol ikiye ayrıldı ve ben daha az kullanılmış olanını seçtim. Bu hayatımdaki tüm farkı yarattı.” -Dead Poets Society (1989)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Doğal olanı bozan her sistem önce çocukları hedef alır” gibi büyük laflar edip, ardından da “ilkokul çağındaki çocukların %45’i kendini LGBT diye adlandırıyor” gibi kaynağı belirsiz, yöntemi belirsiz, uydurma bir oran sıkıştırmak; bilimsel çalışma değil, açık biçimde korku pazarlamasıdır. Bu istatistiği nereden buldun? Hangi ülke, hangi yıl, hangi örneklem, hangi soru formu, hangi hakemli yayın? Bunlar yoksa bu “veri” değil, sosyal medyada dolaşan bir uydurmadır. Kaldı ki elinde gerçekten bilim olsa, böyle hamasi “propaganda/terör örgütü” dili kullanmazdın. Çünkü LGBT bir “örgüt” değil; insanlar. “Propaganda” dediğin şeyin altında komşun, öğrencin, öğretmenin, doktorun, kasiyerin, avukatın var. İnsanların cinsel yönelimi/kimliği “problem” ya da “terör” diye yaftalanacak bir konu değil; bu, düpedüz damgalama ve hedef göstermedir. Kimse kimseyi eşcinsel olmaya zorlayamaz. Cinsel yönelim reklamla, dersle, “anlatmakla” üretilen bir şey değil. Amerikan Psikoloji Derneği cinsel yönelimi “kalıcı bir çekim örüntüsü” olarak tanımlar; insanların “gay/straight” olmayı seçmediğini, ancak duygularına nasıl davranacağını seçebileceğini açık biçimde ifade eder. Dünya Sağlık Örgütü de 1990’da eşcinselliği “ruh hastalığı” sınıflandırmasından çıkarmıştır; yani “problem/hastalık” diye pazarlanan çerçeve zaten bilimsel değil. Çocuklar üzerinden panik üretmeye çalışıyorsun ama gerçek tablo bambaşka: “LGBT diye kendini tanımlamak” ile “çocukları hedef alan propaganda” arasında kurduğun bağ kanıtsız. Üstelik ciddi kurumların izleme raporlarında LGBT öğrencilerin yaşadığı temel risk “var olmaları” değil; şiddet, zorbalık, güvensizlik ve ruh sağlığı üzerindeki baskıdır. CDC’nin verileri de LGBT (özellikle transgender ve questioning) gençlerin okulda kendini daha güvensiz hissettiğini, daha
Lgbt Hakları İnsan Haklarıdır
Gönderi kullanım dışı
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Loki
“Apaçık” demek, “kanıtı ortada; herkesin görebileceği şekilde ispatlı” demektir. Siz ise “aileyi yıkma/gençliği saptırma projesi” gibi çok ağır ve doğrudan nedensellik iddiası içeren bir cümle kurup, sonra da “bilimsel parantez içindeydi; istersem bilimsel de paylaşırım, istersem bilimsel olmayan da paylaşırım” diyorsunuz. Bu yaklaşım tartışmayı kilitliyor. Çünkü iddia olgusal/bilimsel ise; kanıt, yöntem, örneklem, yıl, ülke, soru formu ve hakemli yayın gerekir. İddia kanaatse, “ben böyle düşünüyorum” denir; ama o zaman “apaçık” gibi kesinlik iddiası ve “terör örgütünden farksız” gibi etiketler bilimsel zeminde savunulamaz. Bu yüzden bir soru soruyorum: “Bu konuların aileyi yıkma ve gençliği saptırma projesi olduğuna” dair hangi hakemli çalışma var? Hangi ülke, hangi yıl, hangi veri seti ve hangi metodoloji? Ayrıca mevcut saygın kurumların yaklaşımı, “örgüt/proje/terör” gibi çerçeveleri doğrulamıyor. WHO’nun ve ICD sınıflamalarının tarihsel yaklaşımı ortada; CDC gibi kurumların raporlarında da LGBT gençlerle ilgili temel risk başlıkları “propaganda” değil, zorbalık/şiddet/güvensizlik ve ruh sağlığı yüküdür. “X’te @meselelgbt hesabına bak” önerinize gelince: Sosyal medya hesabı tek başına bilimsel kanıt değildir. Bilimsel iddia için en azından hakemli makale, resmi kurum raporu ya da metodolojisi açık bir çalışma gerekir. Sözünü ettiğiniz hesapta ben bu nitelikte kaynak, veri seti veya yöntem açıklaması göremedim. Kanıtsız iddialarla insanları/kimlikleri “terör” diye etiketlemek ise sağlıklı ve adil bir tartışma dili değildir.
LGBT/LGBTQ+ kavramı “herkesin herkese ilgi duymasını normal göstermek” için ortaya çıkmış bir proje değildir. Burada anlatılan şey, insanların cinsel yönelimlerinin ve cinsiyet kimliklerinin farklı olabileceğini kabul etmek ve bu insanların temel haklarını korumaktır. “Kadın kadınla, erkek erkekle ilişki yaşayabilir mi?” sorusunun cevabı nettir: Evet, bazı insanlar aynı cinsiyetten insanlara ilgi duyar; bu doğal bir çeşitliliktir. Asıl sorun, başkalarının hayatına karışma hakkını kendinde görüp insanları “ötekileştirmeye” çalışmaktır. “Doğaya bakın” denince de tablo açıktır: Aynı cinsiyete yönelik cinsel davranışlar ve bağ kurma örüntüleri birçok hayvan türünde gözlemlenmiştir; yakın tarihli bilimsel çalışmalar primatlarda dahi bunun yaygın olabildiğini ve sosyal bağları güçlendirme gibi işlevler taşıyabildiğini ortaya koyuyor. Yani doğal olmayan eşcinsellik değil homofobikliktir çünkü asıl homofobi doğada yoktur. “Bu meseleyi başımıza saran ülkelerde cinsiyet değiştirmek yasak, o yüzden orada bulamazsınız” iddiası da doğru değil. Birincisi, eşcinsellik ne yeni bir şeydir ne de tek bir ülkeye ait “ithal” bir olgudur; toplumların tarihinde farklı biçimlerde her zaman var olmuştur. Türkiye’nin ve Osmanlı’nın geçmişine bakın; kaynaklarını, edebiyatını, dönemin kayıtlarını okuyun. Aynı cinsiyete yönelim ve ilişkiler bu coğrafyada da uzun zamandır var olan bir olgudur; sadece dönemlere göre görünürlüğü ve konuşulma biçimi değişmiştir. İkincisi, tıbbi süreçler ve hukuki tanıma ülkelere göre değişir; ama Avrupa Birliği kaynaklarına göre pek çok Avrupa ülkesinde hukuki cinsiyet tanınması mümkündür (Almanya, İspanya, İsveç, Hollanda, İsviçre, Arjantin, Brezilya, Kanada, Tayland, ABD...) ve süreçler ülkeye göre farklı kriterlerle yürür. “Birçok genç pişman oluyor” iddiasına
Lgbt Hakları İnsan Haklarıdır
Gönderi kullanım dışı
Loki
"hesabımdan uzak durmanız için her türlü önlemi alıcam merak etmeyin" sakin ol şampiyon. Ben gece gündüz senin hesabınla iletişime geçmeye çalışmıyorum zaten.