İslâm dünyasının çöküşü Hilafet'in yıkılmasıyla başlamıştır.
Hilafet Türkiye'de kaldırıldı ve İslâm ülkeleri tek tek sõmürgeci Batılı devletler tarafından işgal edildi.
Türklerin ve Arapların içinden bazı kimseler de Hilafet'i yıkmak için Batılı devletlere destek oldular, onlarla işbirliği yaptılar.
Müslümanlar başsız, halifesiz kalınca büyük bir felaketle karşı karşıya kaldılar.
Sömürgeci güçler İslâm dünyasını birbirinden ayırdı.
Bir ve bütün olan İslâm topraklarında küçücük, yeni devletler kuruldu.
Bu devletlerin başına da bizimle aynı isimleri taşıyan, aynı dili konuşan; fakat Batılıların maslahatları için uğraşan yöneticiler getirildi.
Bu yöneticiler Müslümanları dinlerinden uzaklaştırmak için yıllarca uğraştılar.
İslâm dünyasının seksen-doksan senesi diktatör yöneticilerle uğraşarak geçti.
Müslümanlar çok acılar çektiler, zulümler gördüler.
Fakat sonunda İslâmi uyanış ve başkaldırı başladı.