İçeri girdik. El ele. İnsanlar dönüp donüp bakıyor gibiydi ama bana değil , ona. Onun o bakışına... yanindaki kadına sanki dünyanın en değerli insanıymış gibi bakan hâline.
Hani dünyasına doyamadan öldüğünde bazı insanların ahirete gitmediğine, arafta kaldığına inanılır ya bazi topluluklarda… işte kendimi şu an tam olarak öyle hissediyorum.
Ne tam ilk günlerimizin o toy güvercini, ne de o heyecanli genç kızı gibi davranabiliyorum ...
Bu şehir benim hem hapishanemdi hem acıların diyarıydı hem de hayatımın en güzel günlerinin yaşandığı yerdi.
İzmir bir zamanlar benim en sevdiğim şehirdi ama artık kaçmak istedigim bir yere dönüşmüştü.
Bir gün buraya geri döner miydim?
Evet. Ama sadece Şahin için.
Eğer bir gün geri döneceksem sadece ve sadece onunla birlikte dönerdim.
Yoksa bu şehrin yakınından bile geçmek istemezdim.