Verilen sözler, yeminler bir ömür boyu tutulması için sanıyordu Uygar. Oysaki sözlerin de bir ömrü olduğunu nereden bilecekti? Bir gün sözlerden vazgeçilirse insanın inancı da kırılırdı. Fakat tutulmayan sözler bazen tek taraflı da olabilirdi.
Karşı taraf ne pahalısına olursa olsun sözünden caymazken ondan da bu beklentiyi beklemek bazen kör olduğundan dolayıydı. Uygar sonuna kadar, hatta o vazgeçse bile sözünü tutmuştu. Kalbinden bir an olsun atamazken o bir çırpıda atmışa benziyordu. #çocukluğumyok
Sevgi her kalbe yetmedi.
Aşk her bedene karıştı da ruha işlemedi.
Vazgeçen çoktu. Fakat kendi istekleri hiç olmamıştı.
Hiç kimse severken zaten bir anda vazgeçemezdi...
#çocukluğumyok
Selamlar,
Nasılsınız iyisinizdir inşallah. Yine ve yine uzun zamandır buralarda olmadığım için yorum yazmakta zorlanacağım gibi. Dersler başladığından beri kitap okumaya bile hasret kaldım. Neyse ki şu an tatiln modundayız.
Konusuna gelecek olursak,
Kibele köyünde yaşanan susuzluk ve kıtlık sorunu köylüleri epey zorlar. Bu yüzden de Su Tanrısı'na bir adak sunarlar. Bu ise köylerinde bir kızı Su Tanrısı'na gelin olarak vermekten geçer.
Kitabı ikinci kez okuyuşum oluyor ve basılı hali daha çok hoşuma gitti diyebilirim. Fantastik evreni merak uyandırıyor resmen. Aron ilk bölümlerde o kadar sinir bozucu ki tam dayaklık canım. Yaşadığı ihanetten sonra gelinlerden nefret eden biri olarak bilinse de Mana'ya kapılmadan edemedi kendileri.
Favorim karakterim kesinlikle Towa. Kendisine ayrı bir aşık oldum. Towa & Mana ve Aron & Towa ilişkisi de tadı tuzu tam seyir zevki vermiyor değil.
"Hala beni istemiyor musun?"
"İstiyorum. Seni her zaman istedim. İstemediğimden değil... sadece seni nasıl içime alacağımı bilmediğimden böyleyim."
"Ama alacağım. Seni kesinlikle içime alacağım,"