Gittiğiniz spor salonları erkekmiş gibi görünmeye çalışan adamlarla doludur; sanki erkek olmak, bir heykeltıraşın ya da bir sanat yönetmenin söylediği gibi görünmekmiş gibi.
Uykusuzluk böyledir işte. Her şey çok uzaklardadır, bir kopyanın kopyasının kopyası gibi. Dünyayla arana öyle bir mesafe koyar ki, ne sen bir şeye dokunabilirsin ne de bir şey sana.