Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kalbimin derinliklerine baktım. Duygularımı ve düşüncelerimi yoklayınca aralarında hayal gücümün sınırsız ve yolsuz boşluğunda özgürce dolaşanları sert bir şekilde çekip sağduyumun güvenli yuvasına sokmaya çabaladım. Kendi kendimi muhakeme ettim. Ve belleğim dün geceden beri beslediğim ümitlere kapıldığım duygulara geçtiğimiz on beş gün boyunca nasıl bir zihinsel durumda bulunduğuma tanıklık etti. Mantığım bir adım öne çıktı ve o kendisine has sessiz tavrıyla benim gerçeği yok sayıp hayal ettiğim bir şeyin peşinden gittiğime dair sade abartısız bir hikaye anlattı. Şöyle bir kanıya vardım: Bu dünyaya Jane Eyredan daha büyük bir aptal gelmemiştir. Kendi tatlı yalanlarına inanıp zehri tıpkı bir şerbetmiş gibi kana kana içen böylesi bir aptal daha önce görülmemiştir.
"Bu cevabınız doğru olmasa da sizi tebrik ederim. Hem konuşmanızın özü hem de bunu söyleme tarzınızdan ötürü. Çünkü tavrınız dürüst ve candandı. Artık buna pek sık rastlanılmıyor. Tam aksine insan ne zaman açıkça konuşsa gösteriş ve soğuklukla karşılaşıyor. Ya da aptal ve kalın kafalı kimseler içtenliğini hemen yanlış anlıyor."