Üçüncü gezegende bir ayyaş yaşıyordu. Bu ziyareti çok kısa sürmüş, ama küçük prensi derinden
etkilemişti.
Ayyaş adam masada sessizce oturuyordu. Masanın üzerinde bir kısmı dolu, bir kısmı boş bir sürü
şişe vardı. Küçük prens:” Burada ne yapıyorsunuz?” diye sordu.
“ İçki içiyorum “ diye yanıtladı adam kederli bir biçimde.
“ Neden içki içiyorsunuz?”
“Unutmak için.”
Küçük prens adamın durumuna üzülmüştü.
“ Neyi unutmak için? “
“ Utandığımı “ diye yanıtladı adam.
Yardım etmek isteyen küçük prens,
“ Neden utandığınızı? “dedi.
“ İçki içmekten “ diye yanıtladı ve tam bir sessizliğe gömüldü ayyaş adam.
Küçük Prens yoluna devam etti. Çok şaşkındı.
“ Büyükler gerçekten de, gerçekten de çok tuhaflar “ dedi kendi kendine.
Sayfa 43 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
-Bir defasında güneşin batışını , kırk üç kere gördüm!
Biraz sonra da şöyle diyordun:
-Hani... Çok üzgünken gün batımlarını severiz ya...
- Kırk üç defa izlediğin gün o kadar üzgünün yani?
Ama Küçük Prens yanıt vermedi.
Sayfa 22 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Küçük prens'in geldiği gezegenin asteroid b612 olduğuna inanmak için sağlam sebeplerim var. Bu asteroid teleskopla yalnızca bir defa, 1909'da bir Türk astronom tarafından görülmüş. O zaman bir uluslararası astronomi kongresi'nde keşfini büyük bir sunumla anlatmış. Ama kıyafeti yüzünden kimse ona inanmamış. Büyükler böyledir işte.
Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Türkiye'nin gençliği, doğuşunu izlediği bu hareketlerin etkisinde kalmıştır. Türkiye'nin şartları, gençleri halk tabanından kopmaya, sosyal sınıflarla ilişki kurmamaya, siyasal örgütlerden tamamen uzaklaşmaya, kendi başına buyruk ve anarşik özellikler almaya zorlamamıştır. Ancak, Batı örneğinin etkisinde olunması, hareketlerin kısa sürede anarşik nitelikler kazanmasına yol açmıştır.
Milliyet 9 Mart 1971
Sayfa 46 - Cem yayınevi kültür dizisi·Kitabı okudu