Mithat Cemal Kuntay'ın, arkadaşı Mehmet Akif'i anlattığı biyografisi.
Benim lise yıllarımda okuduğum ve diline, anlatımına, akıcılığına hayran olduğum bir kitaptı. Aslında kitap çok fazla eski türkçe kelimeler içeriyor ama; o kadar içten ve samimi bir dili var ki iki paragrafı arka arkaya okuyamadan googledan kelime araştırmaya bile değiyor. Mehmet Akif zaten çok az bulunacak kalitede bir insan. Onun hayatını hem de bu kadar yakın bir arkadaşından dinlemek oldukça keyifli, okunmasını tavsiye ederim.
Okurken de yazarken de başının bütün melekleri ile çalışkandı. Okudum demesi "anladım" demekti. Eline düşen kitap bütün usaresini ona verecekti. Not almıyordu; kitaplara koyacağı işaretler başındaydı, evinin dışarısında da okuyabilmek için forma forma cebinde taşıdığı kitaplara.
Forma: tek bir tabaka kâğıda basılı on altı sayfalık kırılmış kitap, dergi parçası ya da bir kitabın, bir derginin on altışar sayfalık her bir bölümü.·Kitabı okudu