Yazı ne kadar yalnızlaştırıcı ve yalıtıcı ise, söz o kadar toplayıcı ve birleştiricidir...
Söz, kalpten kalbe çarparak büyür, gücünü etkileşimden ve hemhal oluştan alır. Karşılıklı konuşma ya da sohbet bana ve ona bir 'evindelik duygusu' verir. Ötekini kalbime buyur etmek beni rahatlatır. O bana misafir olup beni zenginleştirirken, ben de onun misafiri olurum. Ona bir şeyler ekleyerek, onun bir parçası olarak bu konuşmadan ayrılırım. Daha önce bu dünyada birbirimiz için bir anlam ifade etmeyen varlıklarımız, artık birbirimizden izler taşır.
İyi şehir, iyi bir kütüphanede çalıştıktan sonra iyi bir salonda iyi bir tiyatro oyunu seyredebildiğin ve temsilin ardından güzel bir kafeye gidip sohbet edebildiğin şehirdir.
Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de hayatın tadını çıkaramıyor demektir. Dans bilmemek çok ayıptır. İnsan bu alanda kendini muhakkak yetiştirmelidir.