Var olmanın eşsiz senfonisinde hem çalan hem dinleyen hem dans eden olabilmenin keşfidir bu.
'Her şey ben' dansında, aslında hep kendi merkezinde döndüğünü ve hep kendi merkezine ilerlediğini fark ediştir. Bir kez buldun mu yolu, bir kez gerçekten yürümeye başladın mı, bir kez katıldın mı bu varoluş dansına, vazgeçemezsin.
Yol, gerçeği seçmeyi ve her an yeniden seçmeyi içerir. Her gün bir adım, bir adım daha, bir hikayeden daha özgürleşerek, kendine zarar verdiğin her bir düşünceyi, inancı, alışkanlığı daha sorgulayarak, bırakarak, bir adım daha kendine yaklaşarak, bir kez daha tepki değil, etki olmayı seçerek, olumsuz hissettiğin her an, yeniden merkeze yani eve gelerek ilerleyeceğin bir yolda yürümektir.
Birlikte ama ayrı ayrı var oluyoruz. Aynı yolu el ele ama kendi özgün ifademizle yürüyoruz. Paylaştıkça çoğalıyoruz. Gerçekten sevmenin ve sevilmenin ne olduğunu keşfediyoruz.