İnsan huzuru küçücük, minicik bileşenlerin oluşturduğu bütündür. Bileşenlerden; ufacık, minicik birisinin sıkıntı çıkarması, kalan tüm her şey dört dörtlük olsa bile huzuru bozar. Örneğin mutfaktaki bir su borusu, hani bataryanın altından sıcak, soğuk çıkan iki borudan birisi, çapı iki santimetre var yok, ince ve kısa hani; işte böyle bir borunun su sızdırması bütün huzurunu bozabilir insanın. Yemeğinizi yemiş, çayınız demlenirken, akşamın tadını çıkarmayı beklerken bir anda ayağınıza gelen ıslaklık, sonra bir yerde bir sorun var kaygısıyla, umarım basit bir yerdedir temennisinin karışımı hissiyat ve huzursuzluk. İşte böyle.
İnsan hayatı, ilişkileri işte bu su boruları gibidir. Ne kadar çoksa o kadar çok huzursuzluk tehditi altındasınızdır. O yüzdendir ki yaş ilerledikçe çevrenizdeki insan sayısı azalır da en sağlamları, su sızdırmazları kalır geriye. İnce, somonu gevşek borular çoktan patlamıştır, vanası kapatılıp, çöpe atılmıştır. Patlayan borular da aslında iyidir, patlamış, vazifesini doldurmuş, çöp olmuştur. Ama ufak sızıntısı olan, tamir olur mu bu diye insanı düşündüren borular yok mu, asıl onlar insanın ömrünü tüketir. Biraz daha sıkıştıralım somonu, kendir saralım etrafına, belki şimdi sızdırmaz dersiniz; üç ay götürür de sonra yine aynı sorun bir daha çıkar karşınıza.
Çözüm nedir diyeceksiniz, boru şart, susuz hayat mı olur diyeceksiniz. Olmaz tabi. O yüzden paslanmaz, uzun ömürlü krom borular ve sağlam somonlarla, emek vererek, emin olarak bağlayacaksınız musluklarınızı. Temeli sağlam olacak yani. Guvenmediğiniz, içinize sinmeyen boruları tuvalet musluğunuza dahi bağlamayacaksınız. Sizde bağlama sorunu var diyecek kimileri, aldırış etmeyin, huzur kolay bulunmuyor, anlatın onlara bunu.
Öyle işte. Mutfaktaki su borumuz patladı, mutfak su içinde kaldı, her