"Senin gözünde ben kimim?"diye sordu sonunda. Cevabı duymak istediğinden emindi sanki çünkü dolu gözlerinin onu durdurmasına izin vermedi. Sesinin karanlığı, içine yıldızlar düşmüş gibi pütürlüydü.
Ben de onun yüzünü avuçlarımın arasına aldım; titreyen dudaklarım açılıp kapanırken, her seferinde birbirine yapışırken nasıl konuşacağımdan emin olamadım. Geçmiş ve geleceğin ortasında, hepten şimdideydik.
"Nos'sun," dedim sonra. Çok güç olsa da yine. Bir kez daha. Bin kez daha yapabileceğim gibi. "Benim Nos'umsun. Yıldızımsın. Karanlık, onun olduğunu düşünüyorsa da sen benim aydınlığımsın işte."