"İşte benim de söylemeye çalıştığım şey buydu", diye ekledi, "melankoli de bir tür tembelliktir, bizim yapımız buna çok ters, eğer kendimizi cesaretlendirecek gücü bir kez bulmuşsak elimizden her şey gelir ve hayatın tadının nasıl çıkarılacağını keşfederiz."
"Onu göreceğim" diye bağırdım sabahları uyandığımda ve tüm parlaklığıyla güzel güneşe baktığımda; onu göreceğim! Ve bütün gün için başka bir dileğim yok. Her şey, her şey bu istekte birleşiyor.
Fosforlu taşların güneşte bırakılırsa güneş ışınlarını topladığı ve geceleri bir süre parladığı anlatılır. Bu delikanlılığı da benim için tıpkı öyleydi, Lotten'in gözleri onun yü- zünde, yanaklarında, ceket düğmelerinde ve paltosunun yakasında duraklamış olduğu duygusu bana öyle kutsal, öyle değerli geldi!
Lotten'in bir hasta için ifade ettiği anlamı, ölüm döşeğinde çaresizlik içinde kıvranan birinin, yüreğinde hissettiğinden daha fazlasını, kendi zavallı kalbimde hissediyorum.