Aydan

20 Ocak 1921
Bilakaydüşşart Milletin: Teşkilat-ı Esasiye Kanunu "Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun düzenlediği kadar, düzenlemedikleri de önemlidir. Birçok önemli nokta, üzerinde anlaşılamadığı için muallakta bırakılmıştır; düşmana karşı olmak dışında pek de ortak yönü olmayan birçok farklı sosyal unsur ve çıkar grubunun arasındaki olası fikir ayrılıklarını kaşıyıp Milli Mücadele'yi daha başından bölmenin bir manası yoktur. Yeri geldiğinde konuşulmak üzere şimdilik kenara bırakılan mevzular arasında, rejimin biçimi ve devlet başkanının kim olduğu gibi hayati konular da vardır gerçi, ama kervanın yolda düzüldüğü bir toplumda ve kanunların fiilî durumları değil, fiilî durumların kanunları belirlediği bir siyasal gelenekte, bu aslında o kadar da şaşılacak bir şey değildir."
Sayfa 175 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
26 Nisan 1920
Emperyalizmin Dost Ettikleri: Mustafa Kemal'in Lenin'e Mektubu "Bu ilişkilerin her iki taraf açısından sonraki yıllarda nasıl sürdürüldüğü ayrı bir tartışma konusu olsa da, bağımsızlığın kazanılması ve Cumhuriyet'in kuruluşu sürecinde Sovyet Rusya'nın önemli bir destek sağladığı inkâr edilemeyecek bir gerçektir. Bu yardımı kolaylaştıran en önemli faktör de, o dönem Anadolu'da birçok insanın Bolşevik ideolojinin ne anlama geldiğinden bihaber olmaları ve sosyalizmi herkesin kendi kafasına göre yorumlamasıdır. Özellikle Kurtuluş Savaşı'nın ilk iki yılında en umulmadık insanların dahi bu radikal ideolojiye ilgi duyması biraz bu cahillikten, biraz da Bolşeviklerin antiemperyalist politikalarının yarattığı sempatiden kaynaklanmaktadır."
Sayfa 153 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
28 Ocak 1920
Köprüler Atılıyor: Misak-ı Milli'nin İlanı "Daha da acısı, Mustafa Kemal'in yerine seçilen Reşat Hikmet Bey'in Vahdettin'in adayı olmasıdır. Mustafa Kemal'e ise adeta bir teselli ödülü verilmek istenecek ve askerlikten tard kararı kaldırılarak istifa etmiş sayılacaktır. Askerî nişanları ve yaverlik unvanları da iade edilmiştir. Bu karar, İstanbul'dakilerin eski sistemin değer yargıları ve ödül mekanizmalarına nasıl hâlâ bağlı olduklarının, kutunun dışına nasıl bir türlü çıkamadıklarının en güzel örneğidir. Daha dün gözünü kırpmadan her şeyi geride bırakan (ki bir asker için bu çok zor bir şeydir) ve idamlık olmayı kabul eden birini yaverlik kordonuyla yatıştırmaya çalışmak, zor zamanların küçük insanlarının işidir."
Sayfa 130 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
28 Ocak 1920
Köprüler Atılıyor: Misak-ı Milli'nin İlanı "..."Felah-ı Vatan" adını kullanmayı tercih ederek daha ilk günden sarayın etkisine girdiklerini göstermişlerdir. Mustafa Kemal yıllar sonra bile bu kadarı öfkeyle anacaktır; Nutuk'ta bunlar için, "İmansız idiler, cebin [korkak] idiler, cahil idiler!" demekte ve lâm harfini şeddeli okuyarak gruba Fellah-ı Vatan* ismini vermektedir." *(Ar.) Fellah: Köylü, çiftçi. Osmanlıcada Araplara layık görülen pejoratif ifadelerden biridir.
Sayfa 128 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
12 Ocak 1920
Son Meclisin "Fellah"ları: Meclis-i Mebusan Açılıyor "Son Osmanlı meclisinin ilk oturumunu yaptığı 12 Ocak'ta, aralarında Milli Mücadelecilerinin de olduğu birçok vekilin hâlâ kendisinden bir şey umduğu Vahdettin, lütfedip Meclis'e bile gelmeyecek, açılış konuşmasını yapmak için Dahiliye Nazırı Damat Şerif Paşa'yı gönderecektir. Eski alışkanlıkların kolay öldüğü ülkelerde, böylesine bir davranış bile Milli Mücadeleci vekillerin saltanattan umudunu kesmelerine yol açmalıydı. Ancak, çağının zihnî prangalarından kurtulmak istisnai insanların işidir. Milli Mücadeleci vekiller bırakın konuşma yapmaya gelmediği için padişahı kınamayı, gıyabında yapılan bu konuşmadan ilham almayı bile başarmışlardır. Meclisteki gruplarına Mustafa Kemal'in arzu ettiği gibi "Müdaafa-i Hukuk" değil, padişahın nutkunda geçen "Felah-ı Vatan" ismini vermişlerdir."
Sayfa 129 - Mundi Kitap·Kitabı okudu
Alıntı