Burak

İşte günahlar ve isyanlar insan kalbini öyle katılaştırır ki taşlardan daha sert olur. Taştan su çıkar da, o kimsenin kalbinden bir hayır çıkmaz. İşte bu kalb sertliği; günahlar, haramlar ve isyanlarla oluyor ve kalbi hastalandırıyor. Bunun tedavisi de yine kalbden başlayacaktır. Çünkü hastalık nerede ise tedavi orada olacaktır. İçteki hastalık, dışarıdaki yaraya merhem sürmekle geçer mi? İçerdeki hastalık, içerden tedavi ister.
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mü'minler ölümden korkmaz. Çünkü Mü'min Allahu Teâlâ'ya kavuşacak, kim Allah'a kavuşmak isterse Allah da ona kavuşmak ister. Kim de Allah'a kavuşmak istemezse Allah da ona kavuşmak istemez. Kâfirlerin rûhları pis kokularla çıkar. Mü'minlerin rûhu da misk kokularıyla çıkar. Mü'min öleceği zaman ona gelen melek: "Ey mutmain nefis! Allah'ın rızasına ve mağfiretine gel!" diye çağırır. Kâfirler öleceği zaman ise, ona gelen melek şöyle der: "Ey habis nefis! Allah'ın gadab ve hışmına çık bakalım!" Kabri ise onu sıka sıka kaburga kemiklerini ezer. Mü'min ölünce Rabbisine kavuşur ve rahata erer, çünkü Dünya'da iken her an nefisle mücadele ve kavga ederdi. İbâdet edeceğim diye yorulurdu, zahmetlere girerdi, ölünce nefis mücadelesi biter ve rahata kavuşur, ibâdet zahmeti biter dinlenir, onun için Mü'mine ölüm, rahata kavuşmaktır, hem de Mü'minin amelleri, kabirde onu koruyacaktır.
Hamd Etmek
Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi vesellem bütün sözlerine, Hamd ederek başlamıştır. Biz de Allah'a çokça Hamd etmeliyiz, Hamd etmek bütün ibâdetlerin sırrıdır. Cenâb-ı Hak Hamd edenleri yerde gökte metheder. İbâdetlerin hepsinde Hamd vardır, Cennet'e gireceklerin başında da "Hammâdûn" yani Allah'a çok Hamd edenleri olacaktır.
Patrik'i, Hz. Ebû Ubeyde radıyallâhu anh'ın huzuruna götürdü. Patrik, müşarünileyhin huzuruna girerken ta'zim için secde etmek istediyse de Ebû Ubeyde radıyallâhu anh onu men etti. Patrik: -Secde edecektim, ihtiram fikriyle. Neden beni men etti diye sordu. Emîr Ebû Ubeyde: "Cenâb-ı Allah'ın gayriye secde edilmez, ben de senin gibi bir kulum" dedi. Patrik: -Bu adâlet sizde oldukça hiçbir kuvvete mağlûb olmazsınız, dedi.
Alıntı
İbnü'l-Esir der ki: Hâlid İbn-i Velid'in muhârebede başına giydiği kalensüvenin (külahın) içinde Hz. Rasûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimizin mübarek re's-i saadeti kılları var idi ki Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz icrâ buyurdukları bir umrede tıraş oldukları şa'r-i şeriflerini herkes kapıştığı sırada Hz. Hâlid radıyallâhu anh da mübârek Nâsıye-i saâdetlerinin kıllarını almış ve bir külah yaptırmış idi. O mübarek kılları külahın ön tarfına koymuş idi. Hz. Hâlid'den mervîdir ki: - Ben onu hangi cihete tevcih ettim ise orası feth olundu" buyurmuştur.
Alıntı