Fikirler kendi başlarına bir kuvvet oluşturmazlar. Bilinç alanındakı tek şey onlar olsaydı bir kuvvet oluştururlardı ama genellikle duygularla çatıştıklarından,eksik olan kuvvetlerini kendilerine karşı mücadele ettikleri duygulardan ödünç alırlar.
Fikirlerin güçsüzlüğü daha acınasıdır çünkü onları tamamen kontrolümüz altında tutarız. Bilinç dünyasının basit düzenli determinizmi bize akıl konusunda neredeyse mutlak özgürlük verir.
İçimizde yüce ve asil olanı uyandırmak yerine,neredeyse bütün yazarlar,hayvansal güdülerimiz için iştahlnıp,bütün güdülerimizi omuriliğimizle sınırlı saydılar. Düşünen insan için edebiyat üreteceklerine,ahlak düşkünelerinin edebiyatını yaptılar.