Toplumların her birinde çalışmasıyla bütün toplumun yaşamasını sağlayan bir üreticiler sınıfı ile başkasının çalışmasıyla yaşayan bir egemen sınıf bulabiliriz: Doğu'nun imparatorluklarında köylülerle rahipler, derebeyileri ya da din adamları; Grek-Roma antik çağında kölelerle efendiler; Orta çağın sonlarında serilerle feodal derebeyileri; Burjuva çağında işçilerle kapitalistler.
Her toplumsal eşitsizlik bir sınıf eşitsizliği değildir.
Vasıfsız bir işçiyle çok vasıflı bir işçi arasındaki ücret farkı bu iki insanın farklı toplumsal sınıflara mensup olduğu anlamına gelmemektedir.
Gelirlerin ve servetlerin eşitsizliği sadece iktisadi bir olgu değildir. Bu hayatta kalma şansları karşısında ve ölüm karşısında da bir eşitsizliği getirmektedir.