Öncelikle kitabı okuyamadığımı belirtmek istiyorum. Kitabın yazım dili aşırı karmaşıktı benim için. Kitabı anlamak için kitaba beynimi bıraktım gerçekten. O anki konuya odaklanırken birden olaylar değişiyor, veya Alp Arslan gelip yine dengesizlikleriyle aşk ilanı yapıyor. Konu orada dağılıyor.
Olaylardan çok betimleme en sevmediğim şeylerden olabilir benim için. Kitap asker ve doktor kurgusu olmasına rağmen bu kızın ne zaman doktorluğunu okuyacağımı merakla bekledim gerçekten. Savaş ortasında kızın doktorluğunu Alpin askeri görevini yapması gerekirken öpüşmeleri sizce gerçekçi mi?
Her şeyi geçtim karakterlerin davranışları beni kanser etti. Örneğin Jülide'nin aşırı rahat bir insan olması, Alp'in dengesiz olması gibi. Karakterlerin iç dünyasına giremiyorsunuz bunlar yüzünden. Kitabın başından beri ben ne okuyorum diye düşündüm gerçekten. Daha çok şey yazardım ama burada bırakmaya karar verdim benim için karantina veya sokak nöbetçileri gibi abartılmış bir kitap kendisi. Sadece çok meraka düşülürse okunur o da okuduğunuzu anlayabilir ve bu nasıl ilişki demeden okuyabilirim derseniz.