Büyük resme baktığımızda, her sistemin kendini iyileştirmek istediğini ve tüm canlılar gibi sağlık, süreklilik ve hayatta kalma dürtüsüne sahip olduğunu görürüz. Ancak bunun nasıl ve ne yolla gerçekleşeceğini, ne kadar süreceğini Aile Dizimi terapistinin bilmesine olanak yoktur.
Acı insanları oyalar, yaşamlarını doldurur ve onlara bir amaç verir: Acıdan kurtulmanın yolunu bulmak. Aynı zamanda kişisel önem ve güç hissi verir. Terapist danışanın, acı yoluyla hissettiği güç ve önem duygularına yaptığı yatırımı desteklememeye dikkat etmelidir.
Eğer bir uygulayıcı bu iki şeyi yapabilirse -geçmişle geleceği unutup kendini bilmeme haline bırakabilirse- anda olma niteliği kendiliğinden ortaya çıkar. Hiçbir beklentisinin olmadığı an durumu olduğu gibi kabullenir. O zaman sevginin yeni bir boyutu ortaya çıkar. Anda olmakla sevgi bir arada var olurlar, ya ikisi de vardır ya hiç biri yoktur.
Ancak başkaları İçin neyin işe yarayacağını neyin yaramayacağını önceden bilmenin yolu yoktur. Kimsenin de bunu bilmesi gerekmez, çünkü hiçbir danışanın, hatta hiç kimsenin bir başkası tarafından korunmaya ya da kurtarılmaya ihtiyacı yoktur - bir başkasını kurtarma isteği veya niyetinin özünde kibir vardır.