Ebeveynine öfkeli olan ve onlardan almış olduklarından başka şey bekleyen insanlar, kabul etme halinden çok ümit etme halinde yaşarlar. Yaşamlarında alttan alta bir muhtaç olma ve beklenti vardır. Kendilerini kurban olarak görüp güçlerini kaybeder ve değişim olasılıklarını da yok ederler. Alamadıkları sevgiye yoğunlaşarak aldıkları ve hatta belki hala onlara akmakta olan sevgiyi gözden kaçırırlar. Ana babalarından sürekli daha fazlasını isteyerek onlara takılıp kalırlar.
Ana babamıza oranla kendi “küçüklüğümüzü” benimsediğimizde, onlardan enerji ve güç alır ve bunu kendi çocuklarımıza aktarabiliriz. Öte yandan kendimizi daha “büyük” hissederek ebeveynimize vermeye çalışırsak, kendi çocuklarımızdan ya da eşimizden alma çabasına girer ve ilişkilerimizi altüst ederiz.
Hellinger, yeni yönteminde, Jacop Moreno’nun geliştirdiği psikodrama ile Virginya Satir’in yarattığı aile heykelinin bazı öğretilerini olduğu gibi, bazılarını da değiştirerek kullandı.
Sürekli karar veriyoruz. Genellikle hızlı ve öznel verdiğimiz için de başımız dertten kurtulmuyor. Tarafsız karar vermek için metodolojileri sınıflandıran bu kitap harika. Benim baş ucu kitabım. Önce yöntemi seçiyorum. Sonra bilmediğim bir yöntemse bilgisayarımda araştırıp öğreniyorum. Ardından yöntemi uyguluyorum. Sonuç karalarımla mutluyum :)