Devlet, vatandaşların ayaklarının altındadır. Demokraside devlet şeffaf olmak zorunda olan biri alettir. Şeffaftır çünkü o aleti kullananı, vatandaşları, gösterir. Yani demokrasi, (ulus veya değil) devletin aşıldığı rejimin adıdır.
Peki vatandaş ne demektir? Vatandaş, bir devletin altında kendisine yer bulmuş gariban "vatandaş" demek değildir. Tek başına olsa hükümdar olacağı bir yerde saltanatını (devleti) vatan adı altında diğer insanlarla paylaşan kişiye vatandaş denir. Demokraside devletin sahibi olmayan insan vatandaş değildir.
Kürtlerin geleceği Türklerle bir arada yaşamaktır. Bunu herkes biliyor. Yeterince kimsenin bilmediği ve bilmek istemediği ise bunun ancak Kürtlerin bağımsız olma hakkının tanınması ile mümkün olabileceğidir. Yani Kürtlerin eşitlik için egemenliklerinin tanınması, birarada kalmaları için de isterlerse bağımsız olma hakkına sahip olduklarının teslim edilmesi gerekiyor.
Türkiye'nin demokrasi mücadelesi yeni başlamadı ama "medeni haklar" mücadelesi belki daha yeni başlayacak. Özellikle de medeni olmadıkları iddia edilen azınlıklar açısından. Çünkü çoğunlukların diktatörleri yahut tek parti iktidarlarını devirmesi bir ülkede demokratik bir iklimin başlangıcıdır ama ne nihayeti ne de garantisidir. Çoğu kez Demokrasi bir ülkede çoğunluğun konforunun rağmına olarak azınlıkların hukukunun güvence altına alınması ile kemale erer.