Senden bir mektup bekledim. Eski yakınlık, çok karşı çıkılmış sevgi, üzerine yağdırdığım, karşılıksız kalan binlerce iyilik, bana ödemediğin binler- ce gönül borcu tüm bunlar senin gözünde bir hiç olsa da, iki insan arasındaki en anlamsız bağ olan görev duygusu bile, yazmanı gerektirirdi.
Niye ki bunca acı? Dünya imtihan yeriydi belli, bu da bir sınav, amenna. Bu kadar sert sınanmak için ortada çok büyük bir aşkın olması gerekti; Allah'ın kuluna aşkı. Ne kadar çok sevildiğini mi bilmek istiyordu? Ve ki bunca sert bir sınavı da ancak kulun Allah'a duyduğu aşk katlanılır kılabilirdi. Dünya cennet değildi evet; olsaydı, cennetin ne anlamı kalırdı?