1.5 senede okuduğum bu kitaba biraz bişey yazmasam olmaz. Berbat zamanlardımda elimdeydi ve kendisi de pek içi açıcı ya da hafif değil. Her sabahın aynı olduğu tek bir mekanda; sadece düşünsel çatışmaların ve bireysel-psikolojik ince değişimlerin aktarıldığı (ki çok zor bir şey) bir ikinci cilt.
Sonundan inanılmaz etkilendim. Yazar nasıl sabrediyor planladığı sona ta iki cilt ince ince ilerliyor şaşırıyorum. Hans Castorp yüreğimizde kalan karakterlerden biri olacak. Hiçkimse olmayıp biri oluşuyla.