Bizde kimse yerinden kıpırdamaz. Halbuki değişmeyi, değiştirmeyi bileceksin. Konforunda vazgeçmeyi göze alacaksın. Kendi dünyanı yerinden kendin oynayacaksın. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir oldugu andır,.
Bir defa bu akıllı telefon ve ona danışma süreci çok kötü, ortada düşünce falan bırakmıyor. Öte yandan birçok insan en ciddi soruların cevabını oradan bulmaya çalışıyor, kaldı ki buldukları cevaplar da çoğunlukla yanlış oluyor.
İyi düşünmek için esasen yalnız kalmak gerekir. Maalesef Türklerin böyle bir kabiliyeti yoktur. Türkler yalnız olmamanın getirdiği garantiye, yani tehlikelerden uzak yaşamanın konforuna güvenir ama bu da yaratıcılığı öldürür.
İnsan sabah okuduğu metinleri asla unutmaz. Bunun da basit bir sebebi var. Zihin boşken, vücut diriyken, kafa dinçken okumak çalışmanın verimini kat kat arttırır. Bu kişiye göre değişen bir hal değildir. Çok açık ki herkesin kendine göre bir hayatı, bir metodu vardır, yaşayışı ve becerisi de farklıdır ama diyebilirim ki sabahların bu havasından herkes istifade edebilir.