“Dünyayı değiştirmek istiyorsanız işe yatağınızı toplayarak başlayın. Her sabah yatağınızı toplarsanız günün ilk görevini yerine getirmiş olursunuz. Bunu yapmak sizi azıcık da olsa gururlandıracak ve diğer işleri de teker teker yapmanız için teşvik edecektir. Günün sonunda o küçücük adım, yerine getirilmiş pek çok göreve dönüşecektir. Yatağınızı toplamak aynı zamanda hayatta küçük şeylerin de öneminin olduğu gerçeğini pekiştircektir. Eğer küçük şeyleri doğru şekilde yapamazsanız daha büyüklerini asla yapamazsınız.”
Modern insanın en büyük sorunlarından biri de “ hiçbir şey yapmamak” ya da “sıkılmak”gibi lükslerini kaybetmiş olmasıdır. O kadar yoğun ve meşguluz ki neredeyse her saniyemiz dolu. Oysa hiçbir şey yapmamak ve sıkılmak en büyük ihtiyaçlarımızdandır. Çünkü her ikisi de çözüm geliştirmeniz gereken bir problemle ilgili size farklı bakış açıları sunacak önemli fizyolojik süreçlerdir. Birçok buluş ya da eserin can sıkıntısı anında ya da hiçbir şey yapmayıp beyninizi serbest bıraktığınız o anda gerçekleşmesi tesadüf değildir.
Ne zaman güzel bir başarı ya da ödüle ulaşırsak, ardından bir durgunluk dönemine girmek zorundayız. Bundan kaçış yok. Ama günümüz insanı ne yazık ki bunun farkında değil. Öylesine haz bağımlısı bir hale geldik ki herhangi bir ödül sonucu salgılanan dopaminin zirvesindeyken bile sıradaki zirvelerin derdine düşüyoruz.