Melek Ulu

Melek Ulu

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
48/70 kitap - %69 tamamlandı
48 kitap okudu
70 kitap
14,1bin sayfa
36 inceleme
130 alıntı
9 günde 1 kitap okumalı.
Reklam
Puan vermedi
#JerzyKosinski #BoyalıKuş #EYayınEvi Merhaba arkadaşlarım; Sizlere , otobiyografi eser olmasına karşın Kosinski'nin ülkesi Polonya’da yıllarca yasaklı kaldıktan sonra, yazarın kült romanı olarak adlandırılan “BOYALI KUŞ” adlı eser ile geldim.. Acı içinde acı ,kötülük içinde kötülük barındıran kitabın kapağını kapattığımda, tuttuğum nefesimi yavaş yavaş bırakıp "ben ne okudum böyle" dedim.. Psikolojinizi alt üst edecek BOYALI KUŞ tam anlamıyla kötülüğün vücut bulmuş hâli Öyle ki yazar çocukluğunda yaşadıklarını bu kitaba öylesine sarsıcı bir şekilde işlemiş ve de anlatmış ki içten içe biz okurlara "sen ne yaşamışsın böyle" dedirtti.. Burada bir parantez açıp ufak bir bilgi vermek istiyorum sizlere.. Ne acıdır ki kitabı bitirip yazarı araştırdığımda çok sonralardan intihar ettiğini öğrendim.. şimdi tekrar kitabımıza dönecek olursak; 2.Dünya Savaşı'nda Polonya'da bir aile ve 6-7 yaşlarındaki çocuklarının hayatını kurtarmak adına hiç tanımadıkları bir adama emanet verirler.. Düşünsenize bir tarafta can pareniz , diğer tarafta ise hiç tanımadığınız bir yabancı.. Evladıma ne yapar, ne olur ,başına neler gelir-gelebilir düşüncesi olmaksızın.. Çaresizliği iliklerinize kadar hissederken "umut", umut hiç mi olmadı, hiç mi hissettirmedi kendini.. kim bilir Bu öyle bir dönemdi ki , güçten kuvvetten zevk alan diktatörler tarihin hiç bir döneminde insanlara huzur vermiyordu.. Ta ki ne zaman gücü ele geçirdiler ,topu silahı ele geçirdiler ya kendi halklarını ezdiler ya da kendi haklarını ,kendilerine dahil edip başka insanları başka toplumları ezene kadar. Tam da böyle bir dönemde evladınızı verdiniz gitti peki ya sonrası.. Ahhh.!!!! İşte o adam emanet aldığı çocuğu bir başkasına veriyor ve 20 bölümden oluşan hikayeler, yaşanmışlıklar ,acılar, kötülükler peşi
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20115,6bin okunma
Puan vermedi
#BarbaraAnderson #LuccanınİkiYarımKüresi #ProfilKitap Hiçbir zaman bir “hayır”la yetinmeyin. “Keşke”lerle yaşamayın. Kimden gelirse gelsin mutlak tanılara boyun eğmeyin. İmkânsız diye bir şey yoktur. * * * * * * * * * Merhaba arkadaşlarım 🪽 Genellikle "epilepsi" ile ilişkili olan ve de diğer adı "beyin felci" olarak adlandırılan “Serebral Palsili" bir çocuğu büyütmenin iniş çıkışlarıyla boğuşan, Lucca isimli küçük bir çocuğun hayatını değiştirebilecek ,Hintli bir bilim insanı olan Rajah Kumar’ın geliştirdiği devrim niteliğindeki Cytotron cihazı imkânsız gibi görünen bir dönüşümü mümkün kılarken, ailenin ise bu tedavi için Hindistan'a yaptıkları yolculuğu ve de ebeveynlerinin hikayesini konu alan ,LUCCA'NIN İKİ YARIM KÜRESİ adlı eser ile sizlerle birlikteyim.. Gazeteci yazar olan Barbara Anderson'un kendi otobiyografisini kaleme aldığı.. * * * * * * * * * Çoğumuz, muhtemelen "serebral palsili " kavramına yabancıyızdır belkide .. Sayın Anderson da işte bu otobiyografik hikâyesinde tam olarak bunları anlatılıyor.. Bilinmezlere ışık tutarak.. ➜ Lucca'nın İki Yarım Küresi'nde; Ana karakterimiz Lucca ve ağırlıklı Barbara (anne) karakterleri üzerinden ,engelli bir çocuğa sahip bir ailenin günlük yaşamını; Ev içinde ve dışında yaşanan zorluklar, sağlık ve yaşamla ilgili komplikasyonlar, değişen öncelikler, infantil serebral palsi gibi şimdiye kadar geri dönüşü olmayan bir teşhisi olan bir çocuğa sahip olmanın gündelik zorluklarını ve fazlasını biz okurlar ile de paylaşıyor.. Ve tam anlamıyla "annelere adanmış" bir kitap diyebilirim eser için..
Los Dos Hemisferios de LuccaBarbara Anderson · Debolsillo · 202510 okunma
Puan vermedi
#LarsKepler #Tacizci #DoğanKitapYayınları Bir tacizci için birini takip etmek uyuşturucu bağımlılığı gibiydi.. Buna son vermek imkansızdı..!! Bir tacizci kurbanıyla her zaman hayali bir bağ kurar. Ve kendisini bunun gerçek ve karşılıklı bir ilişki olduğuna inandırır.. * * * * * * * * * Merhaba arkadaşlarım 🪽 Kum Adam ve Hipnozcu’yla uluslararası çok satanlar arasında yerini alan Lars Kepler, serinin diğer kitaplarından da tanıdığımız Dedektif Joona Linna ve de hipnozcu Erik Maria Bark ile “TACİZCİ” eseri ile bir kez daha karşımıza çıkıyor.. Suçun ve suçlunun psikolojisi temeli üzerine şekillenip biz okurlar ile buluşan eser, bir suç anlatısı olarak karşımıza çıksa da ,gizem, aksiyon, polis ve teşkilat prosedürleri, psikolojik gerilimi ve fazlasını barındırıyor bünyesinde.. Kepler, birçok anlatıyı ve de konuyu incelikleriyle kapsamlı bir şekilde ele alırken, sayfalar cevrildikçe biz okurları; Yanlış ipucu kırıntıları , Kızgın gangsterler, Herkesin birbirinden sakladığı sırlar, Grup seks partileri, Uyuşturucu yuvaları, Kıskanç mesai arkadaşları ve fazlası karşılaşıyor.. Lars Kepler hikâyesinde, aksiyon ve gerilimin etkisini giderek yükselip artırırken, sayfalarında bir o kadar parmaklarınızın arasından kayıp gitmesini sağlığor.. Karakterler arasındaki diyaloglar, olay örgüsünün açıklamaları, vakanın analizi, kan ve şiddet ve bir suçlunun zihninin en karanlık köşelerinin yüzeye çıkmasını ,güzel bir okuma deneyimi kazandırmak amacıyla biz okurlar için harmanlanıyor.. Tüm bunların içinde; Kâtilin kurbanlarını araması ve polisin de kâtile ulaşması çabaları - çalışmaları bir hayli karmaşık ve de zorlu bir yolculuk gibi görünse de bu dolambaçlı yollar biz okurları gizemin tam içine çekmeyi başarıp doyum noktasına getiriyor, okumanın vermiş olduğu
TacizciLars Kepler · Doğan Kitap · 0102 okunma
Puan vermedi
#KristenLoesch #PorselenBebek #ArkadyaYayınları "En tehlikeli hikâyeler, insanların farkında olmadan anlattıklarıdır." “Geçmiş geleceğimizin aynasıdır” * * * * * * * * * Merhaba arkadaşlarım; Sizlere , zengin karakterlerle bezenmiş, maktuşka bebekleri gibi hikâye içinden hikâye çıkan “PORSELEN BEBEK” kitabı ile geldim.. * * * * * * * * * Porselen bebek ; Satır aralarında gizlenmiş hikâyeler hakkında bir roman.. söylenmemiş, konuşulmamış, biçimlendirilmemiş, anlaşılmaz olanın hakkında.. İnsanların sır saklamaya, dillerini tutmaya ve çeşitli şekillerde eylemsel hayatlar sürmeye zorlandığı ,Stalin Rusya'sını ele alan.. Aynı zamanda anneler ,kızlar ve torunlar hakkında olduğu kadar, kendisi doğmadan önce yaşananların ,sadece ailesini değil kendisini de bu hâle getirdiğini keşfeden bir kız hakkında da yazılmış bir roman.. * * * * * * * * * ''Çok uzak bir krallıkta, çok eski bir ülkede'' diye başlar hikaye.. Orada kışın yağan kar porselen, sonbaharda yağan yağmur cammış. Yaz güneşi ise baldanmış, yeryüzüne yayılan. Hayatının bir peri masalı ,evinin bir şato ve kendisinin de onun prensesi olduğuna inanan genç bir kız varmış, en az porselen bebekler kadar güzel, en az onlar kadar büyüleyici..
Porselen BebekKristen Loesch · Arkadya Yayınları · 2024180 okunma
Reklam