Peygamberimiz (s.a.v) bir musibetle karşılaştığımız anda yapmamız gereken ilk ruh tedavisini şöyle açıklamıştır. “ İnna lillahi ve inna ileyhi raciun - muhakkak ki Allah’a aitiz ve sonunda ona döneceğiz.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çölde sicak altinda günlerce susuz kalmis iki insandan biri, biraz ilerden yürüdügu için uzakta bir çeşme görmüşse
ve digeri arkadan geldigi için bu çesmeyi henüz göremiyorsa, aynı seviyede susuz olduklar Rabb'imiz her ikisinin de susuzluktan çektikleri aci ayni olamaz. Zira, çesmeyi görmüş olan kişi , susuzluğunun birazdan biteceğini anlamış ve
yasadigi acı, henüz o suyu yudumlamamış olmasina karşın, acının geçiciliği bilgisinden dolayi azalmistir. Dünyanin faniligi ve musibetlerin geçiciliğinin idrakinde olan insanlar da o çeşmeyi (cenneti) uzaktan görmüs sayılırlar. Diger insanlarla ayni sikintiları çekmelerine ragmen yasadiklar aci
daha hafif hatta bazen eglencelidir.
İçinde yaşadığınız dünyanın bir gün yok olup gideceğini ifade eden yalnızca semavi dinler değildir; bunun yanında Big Bang teorisi entropi yasası gibi bilimsel yaklaşımlar da bu gerçeğe değinmektedir.
Cennet nimetleri, insanın karşısına bir amaç olarak konulmamıştır. İnsana gösterilen hedef, Allah‘ın rızasını kazanmaktır. Allah’a yönelmek, onunla buluşmaktır. Cennet ve nimetleri neyin ölçüsüdür diye sorulacak olursa Allah rızasının ölçüsüdür.