Ahmet Haşim Güler, "Kırık Mızrak" ile okuru leblebi tozu kokulu o masum çocukluk sokaklarından alıp, Dostoyevski’nin melankolik gölgesinin sindiği Moskova hatıralarına ve oradan da bir akademisyenin ruhsal çöküşünün eşiğine ustalıkla taşıyor. Arvas Hoca’nın şahsında vücut bulan bu sarsıcı düşüş hikâyesi; tutkunun, toplumsal yargıların ve bir insanın kurduğu tüm dünyasının parça parça elinden kayışının anatomisini çıkarırken, yazarın kullandığı dil adeta bir nehir gibi akıyor. Metnin edebi gücü, sadece olay örgüsünde değil; imgelerle örülü, şiirsel ve bir o kadar da duru üslubunda saklı kalıyor; karakterin içsel sancılarını okura bir sızı gibi hissettirirken, yıkımın aslında en dürüst başlangıçlara gebe olabileceği ihtimalini zarif bir dille fısıldıyor.
Kırık MızrakAhmet Haşim Güler · İkinci Adam Yayınevi · 202529 okunma