“Herkese karşı öfke doluydum. İçim dipsiz bir kuyu gibiydi. Yıllar boyu bazen bardaktan boşalır gibi, bazen damla damla, bazen ip gibi incecik akarak öfke doldu içime. O öfkeyi hiçbir yere akıtamadım. Mecburen dışıma sızdı. Dipsiz kuyu bile dolmuştu. Bir yere dökebilsem içimi, rahatlayacaktım.”