Doktor olmanın , bütün hastalıkların çaresini bilmenin ne demek olduğunu anlayabiliyor musunuz ?- sizin bilgece ifade ettiğiniz gibi, yardım etmək mecburiyyetinde olmanın- ama yine de çaresizce ölen birinin başında beklemenin, olacakları bilip yine de elinden bir şey gelmemesinin ne demek olduğunu biliyor musunuz ?
Bir insanın ölmesi nasıl bir duygudur bilir misiniz ? Hiç böyle bir şeye tanık oldunuz mu, vücudun acılarla nasıl kıvrandığını gördünüz mü hiç, moraran tırnakların boşluğa saplanışını, gırtlaktan çıkan hırıltıları, her uzvun mücadelesini, ölüme karşı direnen parmakları, gözlerin dehşetle açılmasını, bu tarifsiz acılara tanık oldunuz mu hiç ?
Artık kadını değil, ölüme karşı savaşan ve acılar içinde kıvranan bir can hissediyordum.. Kanı, sıcak ve kutsal kanı, ellerimin üzerinden akıyordu, ama ne şəhvət ne de dehşet duyuyordum... Sadece doktordum ... Çektiği acıyı görüyordum.. ve...
Ah, çılgın ihtimallerin ve umutların içinde kayboluyordum.. Yüzlerce, binlerce kez okudum, öpdüm kağıdı.. belki unutulmuş veya atlanmış bir kelime vardır diye inceledim onu..