İhsan Oktay Anar der ki :Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Her güzelin çirkin göründüğü bir görme açısı, her çirkinin güzel göründüğü bir bakma açısı mutlaka vardır. Her şey yolunda gitse bile kalbindeki karanlık sebebiyle hayatı ve olayları daima karanlık gören insanlar vardır. Bir bilge, hep olumsuzluğa odaklananları, çiçekleri bırakıp sadece yaraların üzerine konan sineklere benzetir.
Başımızdaki musibete benlik penceresinden baktığımızda onun adı gam, tasa ve kederdir. Ancak bir başka insanın gözünden kendi musibetimize baktığımızda onun adı nasihat ve ibrettir.
İçinde bulunduğu andan başka sermayesi yoktur insanın. İçinde bulunduğu mekandan başka imkanı yoktur. Şimdi çektiği ve bir sonraki zaman diliminde yok olacak olan kederden başka kederi yoktur.