Bir kayanın ucunda oturup eteklerini taşlara yayarsın. Yüzünü yalayan rüzgarla kirpiklerini kapayıp parmaklarının arasında sımsıkı tuttuğun saçlarıma rüzgarın ıslığını dinletirsin.eğilip bir uçuruma adımı bağırırsın sonra. Sesinin yankısını beklersin. Ama rüzgar uçuruma seslendiğin adımın yerine sana başka bir ad söyler. Yıllar sonra adını çağırdığımız kimse aynı kalmaz çünkü.
Bu kez Victor Hugo'nun romanını açtım:
"Hıristiyanlıkta cehennemin simgesi ateştir. Çok tanrılı dinlerde de yine ateştir. İslam'da da ateştir. Hintliler için de cehennem ateştir. Dinler açısından bakıldığında sanki tanrı,sadece insan pişiren bir ızgara kebapçısıdır.