"Bu yolda galibiyet de var, mağlubiyet de... Hepsi imtihan. Rabbim galibiyet verir; gevşeyecek miyiz, şımaracak mıyız, ona bakar. Mağlubiyet verir; çözülecek miyiz, yıkılacak mıyız, ona bakar. Yol odur ki doğru vara. Has yolcu zaferde de yürür, bozgunda da. Yolcunun en kavi yoldaşı, yolun kendisidir Celalli... Yolcunun en kavi yoldaşı, yolun kendisidir ki, ona istikamet derler"
Hem edebiyat niçin vardır? Biz neden hayattan kaçıp kitaplara sığınırız? Çünkü dünya sahtekârlarla doludur azizim, insanlar samimi değildir, herkes birbirini kırar, incitir. Bizim o koca koca kitapları devirmemiz, iki satır samimiyet bulabilmek içindir arkadaşlar. İki satır samimiyet. Gerisi kıyl ü kal. Anlaşıldı mı?
Alet alet değildir yani / kullananı dönüştüren bir yanı vardır / televizyon sadece televizyon değildir / kumandayı eline alıp koltuğa oturduğunda artık 'izleyici' olursun.
Geçen gün iş arkadaşlarımdan biri ülkemizin en büyük sorunu nedir diye sordu / sensin dedim / beklemiyordu şaşırdı..
Günde en az bir insana bu ülkenin en büyük sorunu sensin demek gerekir.