Bizim hikâyemiz kimseye anlatılacak gibi değildi Lale…
Zaten anlatsam da kimse anlamazdı.
Birlikteyken bile eksiktik,
ayrıyken bile birbirimizden çıkamadık.
Ne doğru zamanda geldik,
ne de doğru şekilde gidebildik.
Sen hep biraz fazlaydın…
ben hep biraz eksik.
Ve insan en çok da,
yetişemediği güzelliğin içinde kayboluyor.
Şimdi saate bakıyorum bazen…
gülmem gerekirken içim sıkışıyor.
Çünkü akrep yelkovanı geçerken
sanki bir şey fısıldıyor:
‘Mehmet’i Lale geçiyor…
Ve ben o an anlıyorum;
bu sadece bir saat değil.
Bu, benim sana hep bir adım geç kalışım.
Ben senden vazgeçmedim Lale…
ama sana yetemedim.
Belki de en çok bu yakıyor.
Çünkü bazı insanlar unutulmaz…
bazı anlar geçmez…
ve bazı duygular,