Mehmet sef

Mehmet sef
Kalbin yönünü kaybetmemek için okuyorum. Bazı kitaplar okunmaz, insanı kendine okutur.
Cannes, Fransa
6 okur puanı
Şubat 2026 tarihinde katıldı
Ölümsüzlüğün şairi
Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm, Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm.
Reklam
Her acının bir eceli vardır; insan, onu sonsuz sanmayı bıraktığı gün iyileşir…
Değişmek Mi, Yer Açmak Mı?
İki farklı hayatın tek bir yolda buluşması; birinin diğerini yok etmesi değil, her ikisinin de birbirine yer açmasıdır. 'Beni değiştirmek istiyor' savunmasının arkasına saklanmak, aslında 'ben sana doğru bir adım atmak istemiyorum' demenin kolay yoludur. ​Örneğin; rüzgarlı bir havada yanındakinin üşüdüğünü görüp kapıyı kapatmak, senin özgürlüğünü kısıtlamak değildir; o kapının ardındaki iklimi beraber solumayı seçmektir. Eğer kapıyı açık tutmakta ısrar edersen, sadece kendi bildiğini okumuş olursun ama yanındakini kaybedersin. ​Mesele birini kendine benzetmek değil; sevgiyi nezaketle, saygıyı fedakarlıkla besleyip bir orta yol inşa etmektir. Yanlış yapmasan da anlamaya çalışmak, 'biz olmayı' seçmektir. Kendi doğrularından milim esnemeyenlerin kurduğu her cümle, sevgi değil sadece bir 'idare etme' biçimidir. Ve idare edilen hiçbir gönül, o yolda menzile varamaz.
Merak
Sevmek bazen sadece bir 'iyi haber' mesafesidir. Uzaktan, sessizce, sadece iyi olduğunu bilmek... Ama merak, kalbin dinmeyen gürültüsü; nasıldır, gülüyor mudur? Özlem; adı olmayan, tahliyesi imkansız bir misafir gibi yerleşiyor insanın içine.
Fransızlar ‘Seni özledim’ demez; ‘Tu me manques’ derler. Yani: ‘Sen bende eksiksin.’ Özlemek, karşı tarafın yaptığı bir eylem değil; senin içinde açılan bir boşluktur. Bir insanın, bir başkasında ‘eksik parça’ olması… Yokluğun bir noksanlık gibi hissedilmesi… Ne zarif bir hüzün.
Reklam