Önceki yazımda basitçe Big Bang ve Nebuladan bahsetmiştim. Onlardan bahsettikten sonra basitçe yıldızlardan bahsetmenin faydalı olacağını düşündüm. Evvelden de belirttiğim gibi konunun uzmanı değilim. Bilgim sınırlı ama bunun sizinle paylaşmak beni mutlu ediyor. Meyus olsak da yıldızları kıskandıracak gülümsemeniz yüzünüzden eksik olmasın sevgili okur.
Yıldızların Oluşumu, yoğunluğu fazla olan nebulanın kütle çekiminin daha kuvvetli olması, nebulanın ağırlaşmasına, kendini daha da sıkıştırarak küçülmesine ve böylece çok yüksek yoğunluğa ulaşmasına yol açar.
Bunun sonucunda, kütle çekim kuvvetinin etkisi altında kalan nebulanın içine (merkezine) doğru çökmeye başlar ve merkezindeki yoğunluk üst seviyeye çıkar.
Merkezine doğru çökme olayı, burgu hareketini yani eksen çevresinde dönmeyi ortaya çıkarır. Ekseni etrafında dönüşüne devam eden nebula, çökme ve dönmeye bağlı ısınma sonucunca bünyesinde ki hidrojen atomları ısınma nedeniyle erir ve ısı yaymaya başlar.(Nebula ısınması, Prostar evresi)
Bu ısı değeri 15 milyon°C’ye ulaştığında hidrojen atomları hareketleri iyice artar. Belirtilen hareketlilik ile hidrojen atomları çarpışarak kaynaşır ve helyum atomlarına dönüşür. Füzyon olayı gerçekleşir.
Dönüşüm sonucu ortaya çıkan fotonla, hem yıldızı hem de parlaklığı oluşturur. Ayrıca yıldızın çevrede gerçekleşen soğumadan kurtulmasını sağlar. Artık kütle çekim kuvvetinin etkisiyle kendisine enerji sağlayan bir yıldız ortaya çıkmıştır.
Biz, yıldızların ölümünü (kuruklu yıldız haricinde) üç gruba ayırıp incelemiştik. Bu yüzden size de aynen bu şekilde aktaracağım sevgili okur. Evrenin sonsuzluğunu düşününce üç grup fazlasıyla basitleştirilmiş gelebilir ama amacım bilimsel makale yazmak değil nede olsa. Sadece basit bilgi paylaşımıdır benimki.
Küçük yıldız, genişleyerek