Vaveyla

Vaveyla
@M_vaveyla
Coğrafya "Oldukça cahilimdir, ama epey okurum." ;-Jerome David Salinger
Lisans
null
34 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
UZAYIN DİPSİZ KUYUSU: KARA DELİK
Önceki yazımda büyük yıldızlarının sonunun kara delik olduğunu belirtmiştim. Bugün kara delikler hakkın kısaca bilgi vereceğim. Umarım hoşunuza gider. Bir nötron yıldızının, güneş kütlesinden 3 kattan fazla aşıyorsa; nötron yıldızı kendi kütlesel çekimine karşı koyamaz ve içine doğru hızla (saniyede 69.000km) çökmeye ve büzülmeye devam eder. Çökme sonucu merkezde oluşan yoğunluğun büyüklüğü inanılmaz boyuta ulaşır. Bu çöküş, hem yıldızın çevreye uyguladığı kütlesel çekim kuvvetini hem de uzay-zaman eğriliğini arttırır. Yıldız içine doğru büyüdükçe merkezdeki yoğunluğa bağlı olarak yüzeydeki kütle çekim alanı güçlenir. Güçlenen kütle çekim kuvveti sonunda öyle bir kuvvete ulaşır ki ışığın dahi kaçamayacağı bir güce ulaşır. İşte bu durum bir yıldızın kara deliğe dönüşmesi olayını ortaya çıkarır. Yıldız artık bir kara deliğe dönüşmüştür. Kara delikler, sahip oldukları eşsiz çekim kuvveti sayesinde her şeyi içerisine çeken ama çıkışına izin vermeyen dipsiz kuyu gibidir. Yoğunlaşmanın son noktası olarak da ifade edilirler. Mesela Dünya’nın bir kara deliğe dönüşebilmesi için tüm kütlesinin 1cm²’den daha az bir alana sığması gerekir. Bu da eşsiz bir yoğunluk ve çekim kuvveti anlamına gelmektedir. Kara delikler üzerinde öyle bir sınır vardır ki, bu sınıra gelen evrendeki her madde hızı ve çekim kuvveti ne olursa olsun kara deliğin çekim kuvvetine yenilir ve kara deliğe girerek yok olur. Hiçbir hız ve çekim kuvvetinin kurtulmaya yeterli olmadığı bu sınıra olay ufku adı verilir. Olay ufkundan itibaren kara deliğin içerisine girildiğinde her şey son bulur. Yani zaman ve madde yok olur. Bu olaya kara delik tekilliği adı verilir. Tekilliği nedeniyle kara deliklerin üç boyutlu olmadıkları ve sıfır hacimli oldukları kabul edilir. *Kara delikler, ışığın dahi kaçamaması
Uzay
Reklam
UZAYIN GEZGİNLERİ: KUYRUKLU YILDIZLAR
Size nebula ve yıldızlardan bahsetmişken kuyruklu yıldızlarada ucundan değinmenin iyi olacağını düşündüm. Size en basit haliyle kuyruklu yıldızlardan da bahsetmek benim için bir zevktir. Umarım sizinde hoşunuza gider sevgili okur. Çok hızlı hareket eden bir yıldız, hareketi esnasında bir nebula ile temas ettiğinde nebulayı oluşturan toz, buz kristalleri ve gazlar yıldızın çekim kuvveti ile yıldızın arkasından sürüklenmeye başlar. Bu esnada nebulayı oluşturan tozlar ve gazlar yıldızın ışığını yansıtmaya başlar. Böylece yıldızın arkasında ışıl ışıl bir nebula kuyruğu oluşur. Bu tür yıldıza kuyruklu yıldız denir. Kuyruk, çok küçük kozmik tozlar ile buz kristalleri ve yoğun gazlardan oluşmuştur. Kuruklu yıldızların kuyrukları her zaman yıldıza ters yönde uzanır. Bunun nedeni; yıldızdaki rüzgarın kuyruktaki tane kümecikleri yığınını ters yöne itmesidir. Kuyruk uzunluğu, yıldızın temas ettiği nebulanın büyüklüğüne ve yıldızın hızına bağlı olarak değişmektedir. Örneğin, Mira yıldızının arkasında 13 ışık yılı uzunluğunda bir nebula kuyruğu bulunmaktadır. meyusokur.com/2019/03/03/uzay... Meyus OkurMeyus Okur
Yıldızlar
Yıldızların Oluşumu ve Ölümü
Önceki yazımda basitçe Big Bang ve Nebuladan bahsetmiştim. Onlardan bahsettikten sonra basitçe yıldızlardan bahsetmenin faydalı olacağını düşündüm. Evvelden de belirttiğim gibi konunun uzmanı değilim. Bilgim sınırlı ama bunun sizinle paylaşmak beni mutlu ediyor. Meyus olsak da yıldızları kıskandıracak gülümsemeniz yüzünüzden eksik olmasın sevgili okur. Yıldızların Oluşumu, yoğunluğu fazla olan nebulanın kütle çekiminin daha kuvvetli olması, nebulanın ağırlaşmasına, kendini daha da sıkıştırarak küçülmesine ve böylece çok yüksek yoğunluğa ulaşmasına yol açar. Bunun sonucunda, kütle çekim kuvvetinin etkisi altında kalan nebulanın içine (merkezine) doğru çökmeye başlar ve merkezindeki yoğunluk üst seviyeye çıkar. Merkezine doğru çökme olayı, burgu hareketini yani eksen çevresinde dönmeyi ortaya çıkarır. Ekseni etrafında dönüşüne devam eden nebula, çökme ve dönmeye bağlı ısınma sonucunca bünyesinde ki hidrojen atomları ısınma nedeniyle erir ve ısı yaymaya başlar.(Nebula ısınması, Prostar evresi) Bu ısı değeri 15 milyon°C’ye ulaştığında hidrojen atomları hareketleri iyice artar. Belirtilen hareketlilik ile hidrojen atomları çarpışarak kaynaşır ve helyum atomlarına dönüşür. Füzyon olayı gerçekleşir. Dönüşüm sonucu ortaya çıkan fotonla, hem yıldızı hem de parlaklığı oluşturur. Ayrıca yıldızın çevrede gerçekleşen soğumadan kurtulmasını sağlar. Artık kütle çekim kuvvetinin etkisiyle kendisine enerji sağlayan bir yıldız ortaya çıkmıştır. Biz, yıldızların ölümünü (kuruklu yıldız haricinde) üç gruba ayırıp incelemiştik. Bu yüzden size de aynen bu şekilde aktaracağım sevgili okur. Evrenin sonsuzluğunu düşününce üç grup fazlasıyla basitleştirilmiş gelebilir ama amacım bilimsel makale yazmak değil nede olsa. Sadece basit bilgi paylaşımıdır benimki. Küçük yıldız, genişleyerek
Uzay
Evrendeki Gaz Ve Toz Bulutları: NEBULA
Bildiğiniz gibi ben bir coğrafyacıyım. İnsanların aklına coğrafya dediğimde dağlar dereler geliyor. Ayaklı atlas muamelesi görmek biraz ilginç aslında. Coğrafya, sadece yeryüzü şekilleriyle sınırlı değildir sevgili okur. İnsanı etkileyen ne varsa onunla ilgilidir. Uzay, fizik ve kozmolojinin esas konusu olsa da insanı ilgilendirdiğinden kıyısından köşesinden bizde ilgileniyoruz diyebilirim. Konunun uzmanı kadar olmasa da nebulalar ve tabi ki Big Bang hakkında kısaca bilgi vereceğim. Big Bang, 15 milyar yıl önce planck sıcaklığa ulaşılıp olan patlamada kainata sıcaklık ve basınca bağlı yoğun yağımsı yapıda enerji (mükemmel sıvı) dağıldı. E = mc² formülü gereği, soğuma ve yoğunlaşmaya bağlı olarak enerjinin kütle kazanmıştır. Atomik parçaların( Foton, Quark ve Gluonlar) oluşması, soğuma yoğunlaşmanın devam etmesi ile atomik parçalarda kütle çekim kuvvetini artmaya başlamıştır. Atomik parçaların birleşmesi ile Elektron, Proton ve Nötronlar oluşmuştur. Onların da birleşmesi ve soğuma ve yoğunlaşmanın devam etmektedir. Proton ve nötronların kütle çekim kuvvetiyle birleşmesiyle atom çekirdeği oluşmuştur. Atom çekirdeğinin elektromanyetik kuvvet ile elektronlarla birleşmesiyle atom oluşmuştur. İlk olarak Hidrojen, Helyum ve Berilyum atomları oluşmuştur. İlk elektronun oluşmasının sebebi ısıya en dayanıklı olmasıdır. Protonun çekim kuvveti daha fazladır. Hidrojen miktarı fazla ise yıldız, az ise gezegen olur. Zaman; atomun oluşumun başlar. Hidrojen demişken sevgili okur. Evrenin oluşumunda onunda bir hayli katkısı bulunmaktadır. İlk oluşan ve evrende en fazla olan atomdur. Oluşumu en basit ve en yoğun enerjiye sahip atomdur. Füzyon sayesinde diğer atomların oluşunda temel unsurdur. Diyerek kısa bir bilgilendirme yapayım. Nebulaya gelecek olursam sevgili okur. Büyük
Uzay