Yalanlardan, sahte gözyaşlarından…
Timsah gözyaşları döküp, kötü olup da yine de kaybetmeyenlerden…
Gerçekten sıkıldım ya, üstelik düşündükçe daha da sıkılıyorum dünyadan…
Galiba ben yine çocukluğumu özledim…
Okuldan kaçışlarımı,arkadaşlarla masum sigara içme çabalarımı...
Yalan söylerken bile utanma hissini iliklerime kadar duyup yine dürüstlükten yana olmayı...
İlk sevdiğim kızı,o çocuksu masum aşkları,her hafta bir başkasına hatta öğretmenime aşık olmayı...
Aldığım nefeslerin bile daha değişik geldiği,oksijenin bile daha temiz olduğu günleri...
Biribirimize gülerken içimizden sövmediğimiz sevdiğimiz insanları...
Bir topun peşinde mahalle aralarında koşup hiç yorulmamayı,terleyip hep hasta olmayı...
Hesapsızca,riyasızca,hiç büyümeyecekmiş gibi,hiç derdimiz olmayacakmış gibi,yaşam sonsuza kadar aynı devam edecekmiş gibi geleceği düşünmemeyi...
İnsanları ayırmadığımız,onları kategorilendirmediğimiz,herkesi kendimiz gibi bildiğimiz günleri...
Kimsenin Dini,Dili,Irkı,siyasi görüşünün zerre önem taşımadığı günleri...