Ramazan Gökce

İnsan insanın yurdudur cümlesini, insan insanın dağıdır diye değiştireli çok oldu..
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
yoksuzluğu belli olan bakışlarının çoraklığı..
yazdığım yazıları da okusam, çektiğim fotoğraflarıma da baksam doya doya, fotoğrafın onun sadece o anlık bir temsili olduğunu, yazının, kelimelerin kifayetsizliğini iliklerime kadar anlamış oldum. Fotoğraflarım ve yazılarım bir anlamda unutmamak üzerine kuruluymuş. Hatırlamama vesileymiş... Ama uzakta ve gurbette en çok da türküler hatırda tutuyor dağları... Her türkü bir dağ değil mi zaten... Dağlanmış insanların, dağlanmış gönüllerin, dağlanmış sevdaların dağlaşması...
Dağlar insanın gözlerini, bakışlarını, gönüllerini yenilediği yerler. Kirlenen bakışları dağ arındırıyor, bu muhakkak. Buradaki pınarların, buradaki rüzgârların, kuş seslerinin arındırıcı özelliği hâlâ sürüyor. Biz mi yalnızız dağlar mı yalnız yoksa bu gözcüler mi yalnız bilinmez. Yalnızlığa tutunmadan olmuyor hâsılı... Dilimizde dağlara düştüm yalınız türküsü, dağların sırf taştan ve kayadan ibaret olmadığını bir kez daha düşünerek, görmenin, bakmanın ve beklemenin başka biçimlerinin olduğunu yeniden fark ederek evimizin yolunu tutuyoruz...