Bir
kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez
kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
Belki başkalarının günah diye
adlandırdığı bir başka uçuruma, belki de yüceliklere sürükleyecek. Bunu bilmiyorum, bilmek
de istemiyorum. Çünkü sadece kendi kaderlerini bir gizem olarak yaşayabilenlerin gerçek
anlamda yaşadıklarına inanıyorum.
Daha iyi bir insan
olduğumu iddia edecek cesaretim yok elbette, ama daha mutlu bir insan olduğumu biliyorum,
çünkü o buz gibi donuk hayatım için yeni bir anlam buldum, yaşamın kendisinden başka bir
sözcükle açıklayamayacağım bir anlam.
Yorgundum, tarif
edemeyeceğim kadar yorgundum, ama yine de uykunun üstüme kapanarak bu gecenin içimde
tutuşturduğu bütün o ateşi, pırıltıyı, canlılığı karanlık balçığıyla birlikte sürükleyip
götürmesinden ve bu yaşadıklarımın fantastik bir düş gibi uçucu olmasından korkuyordum.