Burada Hines isminde bir adam var.
Herifin otuz bin dönüm şeftali bahçesiyle,
üzüm bağı olduğu gibi, bir de şaraphanesi ve
konserve fabrikası da var. Bu adam, boyuna:
"Namussuz kızıllar!" deyip dururdu. "Bu
namussuz kızıllar memleketi mahvediyorlar!" derdi. "Bu piç kızılları memleketten
atacağız!" derdi. Aramızda, batıdan gelme bir
genç vardı. Bir gün yine adamın sözlerini
dinlerken başını kaşıdı ve "Mr. Hines" dedi.
"Ben buraya yeni geldim. Bu namussuz kızıllar dediğiniz kimlerdir, bilmiyorum?" Hines
de: "Kızıl dediğimiz kimseler, yirmi beş senti
kabul etmeyip otuz sent isteyen orospu
çocuklarıdır!" dedi. Genç çocuk, iyice
düşündü, kafasını kaşıdı, sonra: "Demek
öyle, Mr. Hines. Ben orospu çocuğu değilim,
ama eğer kızıl dediğiniz adamlar böyle
kimselerse... Eh, ben de saatine otuz sent al-
mak istiyorum. Yalnız ben değil, herkes de
istiyor. Vay anasını, Mr. Hines, demek biz
hepimiz kızılız!.."
Sayfa 1078 - 1939 yılında yayınladığı eseriyle Pulitzer Ödünü kazanmıştır. Bu romanında yazar, Amerikada 1930lu yılların ekonomik kriz dönemlerini anlatmaktadır.·Kitabı okudu
Artık millette
inanç kalmadı. İşin daha kötüsü, bende de
kalmadı. Şimdi de arada sırada içimde inanç
uyandıkça yine halkı topluyorum, ya da halk
yiyecek verirse dua ediyorum ama, yürekten
gelerek değil...
Sayfa 61 - 1939 yılında yayınladığı eseriyle Pulitzer Ödülü'nü kazanmıştır. Bu romanında yazar, Amerika'da 1930'lu yılların ekonomik kriz dönemlerini anlatmaktadır.·Kitabı okudu