“Hiç kimse, hiç kimsenin yaralı tarafını görmek istemiyor. Sen daha iyi bilirsin; Prozac’ın yardımı ile kendimizden bile kaçmaya çalışırken, kimden bize kucak açmasını umar ya da bekleyebiliriz ki?”
“Hem sözleşmemişler miydi, ‘söz’lenmemişler miydi? Ziyaretinde Semih için aldığı gümüş yüzüğü orta parmağından çıkarıp onun yüzük parmağına takmamış mıydı, gizlice, demir parmaklıkların arasından?
‘Beni istemeye mi geldin?’
‘Gardiyanlardan istedim ama vermediler!’
‘Yanlış kişilerden istedin bebek. Gelip benden istesene beni.’
‘Seni senden istiyorum.’
‘Verdim gitti!’ “