Merhabalar️
Uzun süredir okumak istediğim kitaplardan biriydi #sucveceza . Bi azimle başlayıp kısa sürede bitirdim. Şimdi sizlerle düşüncelerimi paylaşmak isterim️
İlk olarak gözüme korkutan kitaplardan biri olduğunu belirtmek isterim. Doğru zaman doğru kitap kavramlarına inandığım için umarım doğru zamandır diyerek başladım. Karakterimiz Raskolnikov beni gerçekten sarıp sarmaladı. Onun iç dünyasını keşfe çıkmak çok güzeldi. Çok farklı bir karakterdi, verdiği his rahatsız edici ama aynı zamanda keyif vericiydi. Dostoyevski bu eserde bizi sadece Raskolnikov'un dünyasıyla sınırlandırmıyordu. Çevrede ki insanların da dünyasına girip uzun uzun onları okudum. Bazen sıkıldığımı itiraf etmek isterim çünkü çok fazla diyalog ve detay bir noktadan sonra beni boğdu. Oku oku bitmedi desem yeridir. Ama Dostoyevski'nin güzel ve derin incelemeleri, tasvirleri beni etkiledi.
Kurguda bir cinayet öncesini kısaca okuyoruz ve ardından gelen cinayet sonrası kısımlar asıl olayları temsil ediyor. Kitaplarda sevdiğim unsurlardan biri karakterlerin iç çatışmalarını, açık açık fikirlerini okumaktır. Bu kitapta tam olarak bunu karşılıyordu.
Dostoyevski diline yazım tarzına ne desem az kalır. Yazdıkça yazmış ki bizde okudukça okuyoruz. Ama gerçekten edebiyatın, romanın en dibine kadar hissedilebilecegi eserlerden biriydi. Kendimi romanın içinde hissettim olayların gözümün önünde canlanmasıyla akıp gitmesi keyifliydi.
Kitap boyunca bazen güldüm, üzüldüm, çok düşündüm, çatıştım, dost oldum, düşman oldum, bazen sıkıldım, bazen meraktan sayfaları süpürüp geçtim derken uzun bir maceranın sonuna geldim.
Her zaman aklımda dolanacak olan kitaplardan biridir artık benim için. Karakterlerden bazılarına sinir oldum aklımda kaldı, bazılarını çok sevdim aklımda kaldı. Okumadıysanız okumanızı şiddetle