İroniktir ama, pozitife, daha iyi olana, en iyiye olan bu takıntı biz sadece durmadan ne olmadığımızı, neye sahip olmadığımızı, ne olabilecekken olmayı başaramadığımızı hatırlatır. Gerçekten mutlu biri aynanın karşısına dikilip de kendine ne kadar mutlu olduğunu söyleyip durma ihtiyacını duymaz değil mi? O sadece mutludur…
Tüm pozitif ve mutlu kişisel-gelişim kitaplarında, konuşmalarında sürekli okuyup dinlediğimiz gibi , geleneksel hayat tavsiyesi aslında sahip olmadığımızı tamir etmeye, ikame etmeye uğraşmaktır.
Bugün içinde yaşadığımız kültür takıntılı biçimde gerçek dışı pozitif beklentilere odaklanmıştır: Daha mutlu ol. Daha sağlıklı ol. En iyisi ol, başkalarından daha iyi ol.